Ehliyet Sınav Soruları 29
Gerçek e-Sınav formatında: 50 soru · 45 dakika · geçme puanı 70. Cevaplar sınav bitince gösterilir.
Bu testte öne çıkan konular: 112, karşı şerit, yaya, acil çağrı ve dinlenme süresi. Ders dağılımı: Trafik ve Çevre Bilgisi 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6 soru; MEB e-Sınav ile aynı ders dağılımında hazırlandı. Aynı soruları PDF ve cevap anahtarı olarak da indirebilirsiniz. Bitirince Test 30 ile devam edin.
- 50soru
- 45dakika
- 70geçme puanı
- 2puan / soru
Sorular gerçek sınavdaki gibi dağıtılır: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Cevaplarınızı sınav bitene kadar değiştirebilirsiniz. Süre dolunca sınav otomatik biter.
Süresiz pratik modu: aynı dağılımla 50 soru, her cevaptan sonra açıklama →
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Sola dönecek sürücü sola dönüş lambasını yakmalı ve hızını azaltmalıdır. Sola dönüş geniş bir kavisle yapılır; dar kavisle dönmek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmeye yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap I ve II'dir.
Sağa dönüşlerde ise dar bir kavis çizilir.
Takip mesafesi, metre cinsinden saatteki hızın en az yarısı kadar olmalıdır. Saatte 70 km hızla giden 1 numaralı araç için bu mesafe 70 ÷ 2 = 35 metredir.
Yağış, gece ve kaygan yol gibi durumlarda bu mesafe artırılmalıdır.
Bu tehlike uyarı işareti, ileride kasisli (tümsekli) bir yola girileceğini bildirir.
Bu levhayı gören sürücü hızını azaltmalı, direksiyonu sıkı tutmalı ve kasisi ani fren yapmadan, düşük hızla geçmelidir.
Karşılıklı trafik akımlarının refüj (orta şerit, ada) ile birbirinden ayrıldığı kara yoluna bölünmüş yol denir. Şekilde iki yön, ortadaki yeşil alanla fiziksel olarak ayrılmıştır.
Bölünmüş yollarda her yönün kendi şeritleri vardır; karşı yöne geçmek yalnızca izin verilen yerlerden yapılır.
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Sola dönecek sürücü sola dönüş lambasını yakmalı ve hızını azaltmalıdır. Sola dönüş geniş bir kavisle yapılır; dar kavisle dönmek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmeye yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap I ve II'dir.
Sağa dönüşlerde ise dar bir kavis çizilir.
Takip mesafesi, metre cinsinden saatteki hızın en az yarısı kadar olmalıdır. Saatte 70 km hızla giden 1 numaralı araç için bu mesafe 70 ÷ 2 = 35 metredir.
Yağış, gece ve kaygan yol gibi durumlarda bu mesafe artırılmalıdır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 135. maddesine göre karayolunda arızalanan araç, ışıkları yansa dahi diğer sürücüler tarafından 150 metre mesafeden açıkça görülemiyorsa, aracın ön ve arkasına uygun yerlere, diğer sürücülerin 150 metreden açıkça görebileceği şekilde birer kırmızı yansıtıcı veya kırmızı ışıklı cihaz konulur.
Dönemeç veya tepe üstü gibi yerlerde bu yansıtıcılar aracın ön ve arkasında en az 30'ar metre mesafeye yerleştirilir. Amaç, yaklaşan sürücülerin arızalı aracı zamanında fark edip yavaşlayabilmesidir.
Akılda kalsın: Görünmüyorsan görün: kırmızı yansıtıcı.
Ticari amaçla yolcu veya yük taşıyan şoförler için sürüş ve dinlenme süreleri kurallarla belirlenmiştir. 4,5 saatlik kesintisiz sürüşün ardından şoför en az 45 dakika dinlenmelidir.
Bu kuralın amacı, uzun süreli sürüşün yol açtığı yorgunluk ve uyku hâlini önlemektir. Yorgun sürücü tıpkı alkollü sürücü gibi geç tepki verir ve kaza riski belirgin şekilde artar.
Akılda kalsın: 4,5 saat yol, 45 dakika mola.
Atıklar gelişigüzel bırakıldığında koku, görüntü kirliliği ve hastalık taşıyan zararlıların çoğalması gibi sorunlara yol açar. Atıkların toplanıp işlenerek yeniden kullanılması (geri dönüşüm) ise bir zarar değil, bu sorunlara karşı bir çözümdür.
Geri dönüşüm, hammadde ve enerji tasarrufu sağlar, çöp miktarını azaltır ve doğal kaynakların korunmasına katkıda bulunur.
Akılda kalsın: Atık zarar, geri dönüşüm fayda.
Karayolları Trafik Kanunu'na göre durma; trafik kuralları gereğince veya yetkililerin işaretiyle ya da zorunlu hâllerde aracın kısa bir süre durdurulmasıdır.
Duraklama ise yolcu indirme-bindirme, yük yükleme-boşaltma gibi amaçlarla aracın kısa süre bekletilmesidir. Park ise aracın duraklama dışındaki amaçlarla bırakılmasıdır.
Akılda kalsın: Kırmızı ışıkta beklemek durmadır.
Yaya yolu bulunmayan ve iki yanında kullanılabilir banket olan yollarda yayalar gidiş yönlerine göre sol banketi kullanmalıdır.
Bunun nedeni, solda yürüyen yayanın karşıdan gelen araçları görebilmesidir. Böylece yaya tehlikeyi erken fark eder ve gerekirse kenara çekilebilir.
Akılda kalsın: Solda yürü, aracı gör.
Uzun süre araç kullanmak dikkat ve reflekslerin azalmasına, yorgunluk ve uyku hâline yol açar. Bu nedenle ticari yük taşıyan ve azami ağırlığı 3,5 tonu geçen araçların şoförleri, sürekli 4,5 saat araç kullandıktan sonra istirahata çekilmiyorlarsa en az 45 dakika mola vermek zorundadır.
Bu kural hem şoförün hem de yoldaki diğer insanların güvenliği içindir. Mola süresince şoför araç kullanmamalı; dinlenmeli, yürümeli ve hafif bir şeyler yiyip içmelidir.
Akılda kalsın: Dört buçuk saat, kırk beş dakika.
Asli kusur, kazanın meydana gelmesinde belirleyici kabul edilen kusur hâlleridir. Karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmek bunlardan biridir.
Kırmızı ışıkta geçmek, arkadan çarpmak, geçme yasağı olan yerde geçmek, geçiş önceliğine uymamak ve doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak da asli kusur hâlleri arasında sayılır.
Akılda kalsın: Karşı şeride giren kazanın asıl sorumlusudur.
Banket, yaya yolu ayrılmamış kara yollarında taşıt yolunun kenarında bulunan ve olağan olarak yayaların ve hayvanların kullanmasına ayrılan kısımdır. Şehir dışı yollarda asfaltın hemen yanındaki şerit çoğunlukla banketlerdir.
Banket bir taşıt yolu değildir; araçların burada seyretmesi uygun değildir. Ancak arıza gibi zorunlu hâllerde araçlar banket üzerinde güvenli biçimde durdurulabilir.
Akılda kalsın: Asfaltın kenarı, yayanın yolu.
Güvenli bir geçiş için sürücü; geçilecek aracın hızını, uzunluğunu, trafiğin ve yolun durumunu değerlendirmelidir. Bu bilgiler geçişin ne kadar süreceğini ve karşıdan gelen araçla çatışma riski olup olmadığını gösterir.
Geçilecek aracın markası ise geçişin güvenliğini etkileyen bir unsur değildir. Önemli olan aracın fiziksel özellikleri ve hareketidir.
Akılda kalsın: Geçmeden önce süreyi ve mesafeyi hesapla.
Kara Yolları Trafik Kanunu'nda kazalarda asıl sorumluluğu belirleyen asli kusur hâlleri sayılmıştır. Karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmek bunlardan biridir.
Asli kusur sayılan diğer bazı davranışlar arasında kırmızı ışıkta geçmek, arkadan çarpmak, geçme yasağı olan yerde geçmek ve şeride tecavüz etmek gibi hâller bulunur. Bu davranışlar kazaya doğrudan yol açabilecek niteliktedir.
Akılda kalsın: Karşı şeride giren asli kusurludur.
Çok şeritli yollarda sol şerit geçme ve hızlı araçlar için ayrılmıştır. Sol şeridi sürekli işgal eden sürücü, arkadan gelen araçların geçişini engeller ve trafik akışını bozar.
Bu davranış arkadaki sürücüleri sağdan geçmeye ya da sık şerit değiştirmeye zorlayarak tehlikeli durumlara yol açar. Geçme bittikten sonra sağdaki şeride dönülmelidir.
Akılda kalsın: Geç ve sağa dön.
Trafiği düzenleyen unsurlar arasında öncelik sırası şöyledir: trafik görevlisi, trafik ışıkları, trafik işaret levhaları ve yer işaretlemeleri.
Yani ışık yeşil yansa bile görevli "dur" işareti veriyorsa durmanız gerekir. Görevli, anlık trafik durumuna göre en doğru kararı verebilecek konumdadır.
Akılda kalsın: Görevli varsa ışığa değil görevliye bakın.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesindeki tanıma göre sürücü, karayolunda motorlu veya motorsuz bir aracı veya taşıtı sevk ve idare eden kişidir. Tanımda aracın motorlu olması şart değildir; örneğin karayolunda bisiklet kullanan kişi de sürücüdür.
Aynı maddede şoför, işleten ve araç sahibi ayrı ayrı tanımlanır. Sınavda bu kavramlar sık karıştırıldığı için aralarındaki farkı bilmek önemlidir.
Akılda kalsın: Kullanan sürücü, ticari taşıt kullanan şoför.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 71. maddesine göre geçiş üstünlüğüne sahip araçlar öncelik sırasıyla; cankurtaran ve yaralı ya da acil hasta taşıyan araçlar, itfaiye araçları, hükümlü veya sanığı takip eden ya da asayişi korumak için olay yerine giden zabıta araçları, trafik görevlilerinin araçları ve afet-acil durum hizmetlerinde görevli araçlar ile kanunda sayılan diğer araçlardır.
Toplu taşıma araçları bu listede yer almaz; diğer araçlar gibi tüm trafik kurallarına uymak zorundadır.
Akılda kalsın: Otobüs kalabalıktır ama öncelikli değildir.
Güvenli bir motosiklet sürücüsü kendini ve yolcusunu korur. Koruma başlığı ve koruma gözlüğü kullanmak ile yolcuya da koruma başlığı taktırmak doğru davranışlardır.
Aşınmış lastik ise yol tutuşunu ve fren performansını düşürür, özellikle ıslak zeminde kaymaya yol açar. Bu nedenle I numaralı davranış güvenli sürücüye ait değildir.
Akılda kalsın: Önce koruma, sonra yolculuk.
Elektrik çarpmasında akım vücuttan geçerken dokuları ısıtır ve sinir-kas sistemini etkiler. Başlıca etkileri; solunumun durması, kalp ritminin bozulması ya da kalbin durması, akımın giriş ve çıkış noktalarında yanıklar, kas kasılmaları ve bilinç kaybıdır.
İshal ya da kabızlık elektrik çarpmasının bilinen bir etkisi değildir; bu tür şikâyetler sindirim sistemiyle ilgili başka nedenlerden kaynaklanır.
Akılda kalsın: Elektrik: nefes, kalp, yanık.
Kopan uzvun yeniden dikilebilmesi için dokuların bozulmaması gerekir. Bu nedenle kopan parça sıcak tutulmaz; temiz bir beze sarılıp su geçirmez bir torbaya konur ve bu torba buzlu suyun bulunduğu ikinci bir kaba yerleştirilerek soğuk tutulur.
Buz doğrudan uzva temas ettirilmez; donma dokulara zarar verir. Kazazedenin güdük kısmındaki kanama doğrudan baskı veya gerekirse turnike ile durdurulur ve kopan parça yaralıyla birlikte hastaneye gönderilir.
Akılda kalsın: Kopan parça soğukta, yaralıyla yolda.
Kalça (leğen) kemiği kırıkları ciddi iç kanamaya ve organ hasarına yol açabilir. Oturur pozisyon kırık bölgeye yük bindirir ve kırık uçların hareketini artırır. Bu nedenle kalça kırığı olan yaralı sırtüstü, düz şekilde ve bacakları birbirine sabitlenerek taşınır.
Kalça kırıklarında şok gelişme ihtimali yüksektir; yaralı sıcak tutulur ve sürekli izlenir.
Akılda kalsın: Kalça kırıksa oturmak yok.
Köprücük kemiği, göğüs kemiği ile kürek kemiğini birleştirir ve omuz ekleminin bir parçasıdır. Kırıldığında kolun ve omzun her hareketi ağrıya yol açar. Bu nedenle omuz bölgesi hareketsiz hâle getirilir.
Uygulamada, kırık tarafın kolu üçgen sargıyla bir kol askısına alınır ve gerekirse kol gövdeye sabitlenir. Böylece omuz hareket etmez, kırık uçlar yer değiştirmez.
Akılda kalsın: Köprücük kırılırsa omuz dinlenir.
Atardamarlar oksijenli (temiz) kanı kalpten vücuda taşır ve içlerindeki basınç yüksektir. Bu yüzden atardamar kanamasında kan açık kırmızı renktedir ve kalp atımlarıyla uyumlu olarak fışkırır.
Atardamar kanaması kısa sürede ciddi kan kaybına ve şoka yol açabileceği için en tehlikeli dış kanama türüdür. Hemen güçlü doğrudan baskı uygulanmalı ve 112 aranmalıdır.
Akılda kalsın: Fışkırıyorsa atardamar.
Kanayan bölgenin kalp seviyesinin altında tutulması, kanın o bölgeye akışını kolaylaştırır ve kanamayı artırır. Doğru olan, mümkünse kanayan bölgeyi kalp seviyesinden yukarıda tutmaktır; bu yüzden aşağıda tutmak yanlış bir uygulamadır.
Doğru sıralama; doğrudan baskı, bölgeyi yükseltme, gerekirse basınç noktasına baskı ve son çare olarak uzuvlarda turnikedir. Kırık şüphesi olan uzuv ise kaldırılmadan önce dikkatle değerlendirilmelidir.
Akılda kalsın: Kanayan yeri yukarı kaldır.
Kesik yaralar, cam veya bıçak gibi keskin cisimlerle oluşan, kenarları düzgün yaralardır. Bu yaralarda yara kenarları birbirine yaklaştırılarak temiz bir bezle sarılır; böylece kanama azalır ve iyileşme kolaylaşır.
Kanama varsa önce temiz bir bezle doğrudan baskı uygulanır. Derin, geniş veya kanaması durmayan kesiklerde kazazede dikiş gerekebileceği için sağlık kuruluşuna yönlendirilmelidir.
Akılda kalsın: Kesiği kapat, sar.
Boyun omurları omuriliği korur. Boyun yaralanması şüphesi olan bir kazazedede başın öne, arkaya veya yana bükülmesi omuriliğe zarar verip kalıcı felce yol açabilir.
Bu nedenle böyle bir yaralı araçtan çıkarılmadan önce boyun sabitlenmeli, mümkünse boyunluk takılmalı ve baş-boyun-gövde ekseni korunarak dışarı alınmalıdır.
Akılda kalsın: Boyunluk takılmadan boynu oynatma.
Türkiye'de acil sağlık yardımı için 112 aranır. Günümüzde 112 Acil Çağrı Merkezleri ile polis, jandarma, itfaiye ve diğer acil hatlar da tek numarada birleştirilmiştir; ancak sınavda acil sağlık hizmetinin numarası olarak 112 sorulur.
112 arandığında sakin olunmalı; olay yerinin açık adresi, ne olduğu, yaralı sayısı ve yaralıların durumu net olarak bildirilmeli, görevli telefonu kapatmadan kapatılmamalıdır.
Akılda kalsın: Bir bir iki, yardım geliyor.
Karın yaralanmalarında iç organlar zarar görmüş olabilir ve kişinin ameliyata alınma ihtimali vardır. Bu nedenle kazazedeye ağızdan hiçbir şey, meyve suyu dahil, verilmez.
Doğru uygulamalar; yaranın yerine göre uygun pozisyon vermek, bölgeyi soğuk tutmak, şoka karşı önlem almak ve 112 yi aramaktır. Dışarı çıkmış organlar varsa geri itilmez, üzeri nemli temiz bir bezle örtülür.
Akılda kalsın: Karın yarası: yeme, içme yok.
Basınç noktasına baskıda damar, altındaki kemiğe karşı parmakla sıkıştırılır. Bölgede kırık varsa bu baskı kırık uçlarının yer değiştirmesine, damar ve sinirlerin daha fazla zarar görmesine yol açar.
Bu nedenle özellikle kafatası gibi bölgelerde çökme kırığı varsa basınç noktasına baskı uygulanmaz.
Akılda kalsın: Kırık üstüne baskı olmaz.
112 arandığında verilen bilgiler, yardımın hızı ve doğruluğu açısından çok önemlidir. Olay yerinin açık adresi ve tarifi, yaralıların sayısı ve durumu ile arayan kişinin adı ve telefon numarası mutlaka bildirilmelidir.
Bunlara ek olarak olayın türü (trafik kazası, yangın vb.) ve olay yerinde yapılan ilk yardım uygulamaları da aktarılır. Görevli telefonu kapatmanızı söyleyene kadar hattı kapatmamalısınız.
Akılda kalsın: Nerede, kaç kişi, nasıl, kim arıyor.
El freni (park freni), duran aracı bulunduğu yerde sabitlemek için kullanılır ve genellikle arka tekerlekleri mekanik olarak kilitler. Park ederken el freni mutlaka çekilmelidir; özellikle eğimli yerlerde araç vitese de alınmalı, tekerlekler kaldırıma doğru çevrilmelidir.
Motor, egzoz ve kompresyon frenleri ise seyir hâlindeki aracı yavaşlatmaya yardımcı olan sistemlerdir; duran aracı sabit tutmazlar.
Akılda kalsın: Park ettin mi, el frenini çek.
Marş motoru çalışmak için aküden çok yüksek akım çeker. Akü kutup başları gevşek ya da oksitli ise bu akım yeterince iletilemez ve marş motoru motoru yavaş döndürür.
Akünün zayıf ya da boşalmış olması da aynı belirtiye yol açar. İlk kontrol; kutup başlarının temizliği ve sıkılığıdır.
Akılda kalsın: Önce bağlantıları kontrol edin.
Sinyal devresinde flaşör, bağlı ampullerin çektiği akıma göre çalışır. Sinyal ampullerinden biri yandığında (patladığında) devrenin direnci değişir ve ikaz ışığı normalden hızlı yanıp sönmeye başlar.
Bu, sürücüye o taraftaki ön, arka ya da yan sinyal lambalarından birinin çalışmadığını haber verir.
Akılda kalsın: Hızlı sinyal = ampul kontrolü.
Lastik dişleri (diş derinliği), ıslak zeminde lastik ile yol arasındaki suyu tahliye ederek tutunmayı sağlar. Dişleri aşınmış lastikler suyu atamaz, lastik yoldan kopabilir (su kızağı) ve fren mesafesi uzar; sonuçta yağışlı havada kaza tehlikesi artar.
İki tekerlekli olduğu için motosikletin dengesi lastiklerin tutunmasına bağlıdır. Aşınmış lastikle virajda veya frenlemede kayma, motosikletlerde düşmeyle sonuçlanabilir.
Akılda kalsın: Diş yoksa tutuş yok.
Yakıt sisteminin ilk parçası yakıt deposudur. Depo, aracın belirli bir mesafe gidebilmesi için gereken yakıtı güvenli şekilde taşır; genellikle aracın arka altında, çarpışmalara karşı korunaklı bir yerdedir.
Depodaki yakıt, yakıt pompası ile çekilir, filtreden geçirilir ve motora iletilir. Gösterge panelindeki yakıt göstergesi depodaki yakıt seviyesini bildirir.
Akılda kalsın: Depo yakıt, karter yağ taşır.
Hava filtresi kirlendiğinde motor yeterli hava alamaz ve karışım zenginleşir (yakıt oranı artar). Bu durum yakıtın tam yanmamasına, yakıt tüketiminin artmasına ve güç kaybına yol açar.
Düzenli aralıklarla hava filtresini kontrol etmek ve değiştirmek, hem performansı hem yakıt ekonomisini korur.
Akılda kalsın: Nefes alamayan motor çok yer.
Süspansiyon sistemi, yoldan gelen sarsıntıları sönümleyerek hem sürüş konforunu hem de tekerleklerin yola temasını sağlar. Sistemin temel elemanları yaylar (helezon, makas, burulma çubuğu) ve amortisörlerdir.
Helezon yaylar darbeleri esneyerek karşılar; amortisörler ise yayların salınımını sönümler. Şaft ve vites kutusu güç aktarma, direksiyon ise yönlendirme sistemine aittir.
Akılda kalsın: Yay karşılar, amortisör sönümler.
Soğutma suyu, motor bloğundaki kanallardan geçerek ısıyı alır ve radyatöre taşır. Kanallarda pas ve kireç birikirse suyun akışı azalır ve ısı transferi zorlaşır; sonuçta motor aşırı ısınır (hararet yapar).
Bu sorunu önlemek için soğutma sisteminde saf su yerine uygun oranda antifriz karışımı kullanılır ve soğutma sıvısı belirli aralıklarla değiştirilir.
Akılda kalsın: Kireç tıkar, motor ısınır.
Soğutma fanı, radyatörden geçen havanın miktarını artırarak suyun soğumasına yardım eder. Fan çalıştığı hâlde motor sıcaklığı düşmüyorsa sorun genellikle suyun radyatörde soğuyamamasıdır; bunun başlıca nedeni radyatör peteklerinin tıkanmasıdır.
Peteklerin dış yüzeyi toz, çamur ve böceklerle; iç kanalları ise kireç ve tortuyla tıkanabilir. Bu durumda hava ya da su yeterince dolaşamaz ve ısı atılamaz. Radyatörün düzenli temizlenmesi ve uygun soğutma sıvısı kullanılması bu arızayı önler.
Akılda kalsın: Tıkalı petek ısı atamaz.
Pek çok sürücü kuralları bilir ama her zaman uygulamaz. Asıl sorun, kuralların davranış ve alışkanlık hâline gelmemiş olmasıdır. Kurallar ancak her sürüşte, denetim olsun olmasın uygulandığında içselleşir.
Trafik eğitimi bu nedenle yalnızca bilgi vermeyi değil, doğru davranışların tekrarlanarak kalıcı hâle getirilmesini de amaçlar.
Akılda kalsın: Kural kafada değil, davranışta yaşar.
Araştırmalar, kandaki alkol miktarı arttıkça kaza yapma riskinin de hızla arttığını göstermektedir. Alkol; reaksiyon süresini uzatır, dikkat ve koordinasyonu bozar, mesafe ve hız algısını zayıflatır ve aşırı özgüvene yol açar.
Az miktarda alkol bile sürüş becerilerini olumsuz etkiler; bu nedenle en güvenli kural, alkol aldıktan sonra hiç araç kullanmamaktır.
Akılda kalsın: İçtiysen sürme.
Türkiye'de ve dünyada trafik kazası istatistikleri, kazalarda en büyük kusur payının sürücülere ait olduğunu gösterir. Hız ihlali, takip mesafesine uymama, dikkatsizlik, geçiş hakkına uymama ve kırmızı ışık ihlali başlıca sürücü kusurlarıdır.
Bu yüzden trafik güvenliğinin anahtarı, sürücülerin bilinçli ve kurallara uygun davranmasıdır.
Akılda kalsın: Önce sürücü kendini düzeltir.
Trafik adabı, yazılı kuralların ötesinde saygı, sorumluluk ve yardımlaşmayı kapsar. Karşılaştığı bir kazada yaralılara ilk yardım uygulayan ya da yardım çağıran sürücü, toplumsal sorumluluğunu yerine getirmiş olur.
Öteki şıklardaki davranışlar ise kuralları kişisel keyfe göre yorumlamayı, bencilliği ve sorumluluğu başkasına bırakmayı yansıtır. Bunlar olumlu sürücü özelliği değildir.
Akılda kalsın: İyi sürücü yardım eden sürücüdür.
Trafikte tedbirsiz ve saygısız davranış; diğer yol kullanıcılarını korkutmak, şaşırtmak, üzerlerine su veya çamur sıçratmak, keyfi davranışlarla trafiği tehlikeye sokmak gibi hareketleri kapsar. Soru kökündeki üç davranışın tamamı bu tanıma girer.
Bu davranışlar yalnızca kural ihlali değil, aynı zamanda trafik adabına aykırıdır. Trafikte herkes yolu paylaşır ve karşısındakinin hakkına saygı göstermek zorundadır.
Akılda kalsın: Yolu paylaş, başkasını rahatsız etme.
Kendini diğer yol kullanıcılarından üstün gören, her durumda yolun kendisine ait olduğunu düşünen sürücüler saldırgan ve bencil davranışlar sergiler. Geçiş üstünlüğü yalnızca görevdeki ambulans, itfaiye, polis gibi araçlara kanunla tanınmış bir haktır.
Bu tür sürücüler korna ve selektörle baskı kurar, makas atar, takip mesafesini ihlal eder ve kaza riskini artırır.
Akılda kalsın: Yol herkesindir.
Yanlışlarınız kaybolmasın. Ücretsiz hesap açarsanız çözdüğünüz sorular kaydedilir ve en çok zorlandığınız dersi panelinizde görürsünüz.
Ücretsiz hesap aç Premium nedir?Deneme sınavı nasıl çalışır?
Bu deneme, MEB'in yazılı e-Sınavıyla aynı biçimde hazırlanır: 50 soru, 45 dakika süre ve her doğru cevap 2 puan. Sorular gerçek sınavdaki ders dağılımına göre seçilir: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Görselli levha soruları da Trafik ve Çevre bölümünde yer alır.
Sınavı geçmek için 100 üzerinden en az 70 puan, yani en az 35 doğru cevap gerekir. Yanlış cevaplar doğruları götürmez; bu yüzden boş soru bırakmak yerine en mantıklı şıkkı işaretlemek avantajlıdır. Süre dolduğunda sınav kendiliğinden biter.
Sınav bitince puanınızı, ders bazında doğru sayınızı ve yanlış yaptığınız soruları görürsünüz. Her sorunun ayrıntılı açıklamasına "Cevapları incele" ile ulaşabilirsiniz. Her denemede sorular yeniden seçildiği için aynı testi tekrar çözmek yerine yeni bir deneme başlatmanız önerilir.
Verimli çalışma için
- İlk denemeden sonra en çok yanlış yaptığınız dersi belirleyip ders konularına dönün.
- Levha sorularında zorlanıyorsanız resimli trafik işaretleri sayfasını tekrar edin.
- Sınav öncesi son haftada her gün en az bir deneme çözüp süreyi yönetmeyi alıştırın.
- Sınav kuralları ve geçme notu için ehliyet sınavı rehberine bakın.