Pratik Modu
50 soru · Her cevaptan sonra doğru şık ve açıklama gösterilir. Süreli deneme sınavına geç →
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14. maddesine göre karayolu yapısına ve trafik işaretlerine zarar verilmesi yasaktır. Maddeye göre meydana gelen bozukluk ve eksiklikler yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşça giderilir, zarar karşılıkları ve masrafları sorumlulara ödetilir.
Yani levhayı deviren, bozan ya da yerinden söken kişi, levhanın onarımı veya yenilenmesi ve yerine takılması için yapılan masrafı öder.
Akılda kalsın: Kim bozarsa o öder.
Sürücüler, aracın cinsine ve hızına uygun şeritten gitmek zorundadır. Yavaş giden ağır taşıtların sol şeridi işgal etmesi ya da hızlı araçların sürekli sağ şeritten sollaması trafiğin düzenini bozar.
Taşıma sınırının altında yük taşımak, kurallara uygun bir geçiş yapmak veya yolun sağından gitmek ise kurallara uygun davranışlardır.
Akılda kalsın: Yavaşsan sağdan.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 100. maddesine göre römorklu veya yarı römorklu araçlarda en çok hız sınırı, aynı cins römorksuz araçlara ait en çok hız sınırından saatte 10 km daha düşüktür.
Römork, aracın toplam ağırlığını ve uzunluğunu artırır; fren mesafesini uzatır ve virajlarda savrulma riskini yükseltir. Bu nedenle daha düşük hız sınırı uygulanır. Römork takmış lastik tekerlekli traktörler ve tehlikeli madde taşıyan araçlar gibi bazı araçlar için ayrıca özel hükümler vardır.
Akılda kalsın: Römork gelir, on kilometre gider.
Trafiği düzenleyen unsurlar arasında öncelik sırası şöyledir: trafik görevlisi, trafik ışıkları, trafik işaret levhaları ve yer işaretlemeleri.
Yani ışık yeşil yansa bile görevli "dur" işareti veriyorsa durmanız gerekir. Görevli, anlık trafik durumuna göre en doğru kararı verebilecek konumdadır.
Akılda kalsın: Görevli varsa ışığa değil görevliye bakın.
Arızalı bir araç çekilirken çekilen aracın direksiyonunda sürücü belgesine sahip birinin bulunması ve aracı yönetmesi gerekir. Böylece çekilen araç fren yapabilir, yönlendirilebilir ve çeken aracın arkasından kontrolsüz savrulmaz.
Çekme işlemi sağlam bir çeki demiri ya da halatla yapılır; çekilen araçta dörtlü ikaz ışıkları yakılır ve hız düşük tutulur.
Akılda kalsın: Çekilen araç sahipsiz bırakılmaz.
Durma; trafik zorunluluğu nedeniyle ya da trafik işaret ve kurallarına uymak amacıyla aracın kısa bir süre için hareketsiz kalmasıdır. Kırmızı ışıkta, dur levhasında veya trafik sıkışıklığında beklemek bu tanıma girer.
Yolcu indirmek veya bindirmek, yük almak veya boşaltmak için aracın kısa süre bekletilmesi ise duraklamadır. Duraklama sürücünün kendi isteğiyle yaptığı bir bekleme olduğu için durmadan ayrılır.
Akılda kalsın: Kendi isteğinle bekliyorsan duraklıyorsundur.
Işıksız ve görevli bulunmayan, ancak işaretlerle belirlenmiş yaya geçitlerinde geçiş önceliği yayalarındır. Sürücü, geçide yaklaşırken hızını azaltmalı ve geçen ya da geçmek üzere olan yayalara yol vermelidir.
Işıklı yaya geçitlerinde ise ışığın gösterdiği kurala uyulur. Her durumda sürücü, yaya geçidine yaklaşırken dikkatli olmalı ve geçitte durup beklemekten kaçınmamalıdır.
Akılda kalsın: Çizgilerde öncelik yayada.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 81. maddesine göre, yalnızca maddi hasarlı kazalarda ilgililer anlaşırsa, durumu aralarında kaza tespit tutanağı ile yazılı olarak tespit edip olay yerinden ayrılabilir.
Ölümlü ya da yaralanmalı kazalarda ise yetkililere haber vermek, olay yerini korumak ve iz ve delilleri değiştirmemek zorunludur.
Akılda kalsın: Yaralı varsa yetkili çağrılır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 54. maddesine göre sürücüler geçme yapmadan önce, geçme için kullanacakları şeridin görüş ve uzunluk bakımından yeterli ve güvenli olduğundan, karşı yönden gelen aracın bulunmadığından ve arkalarındaki bir aracın kendilerini geçmeye başlamadığından emin olmak zorundadır.
Bu kontroller yapıldıktan sonra sola dönüş işareti verilir, gerekirse sesli veya ışıklı uyarı yapılır ve geçme tamamlanınca geçilen araçtan yeterince uzaklaşarak sağ şeride dönülür.
Akılda kalsın: Emin değilsen geçme.
Okul taşıtlarının arkasındaki DUR lambası, yalnızca öğrenci indirip bindirme sırasında yakılır. Bu lamba, arkadan gelen sürücülere çocukların araçtan inip bindiğini ve dikkatli olmaları gerektiğini bildirir.
Bu amaç dışında yakılması lambanın anlamını zayıflatır ve diğer sürücüleri yanıltır. Okul taşıtının yanından geçen sürücü, çocukların aniden yola çıkabileceğini düşünerek yavaşlamalı ve gerekirse durmalıdır.
Akılda kalsın: Okul servisi durduysa siz de yavaşlayın.
Eğimli ve dar iki yönlü yollarda karşılaşmada inen araç sürücüsü, çıkan araç sürücüsüne yol verir. Çünkü yokuş yukarı çıkan aracın durduktan sonra yeniden kalkması daha zordur.
İnen araç, fren ve motor freniyle daha kolay kontrol edilir ve gerektiğinde güvenli bir noktada durabilir. Bu kural, dar yollarda geçişi güvenli ve akıcı hâle getirir.
Akılda kalsın: Çıkanın hakkı önce.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4. maddesine göre okul servis araçlarının arkasında "OKUL TAŞITI" yazısını kapsayan, numunesine uygun renk ve ebatta reflektif bir kuşak bulunur. Aynı maddeye göre aracın arkasında öğrenci ve çocukların iniş-binişleri sırasında yakılan, yandığında "DUR" yazısı okunan kırmızı ışıklı bir işaret de bulunmak zorundadır.
Bu iki donanım, okul servis aracını diğer sürücülerin uzaktan tanımasını ve çocuklar inip binerken dikkatli davranmasını sağlar.
Akılda kalsın: Yazı tanıtır, ışık durdurur.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a maddesine göre sürücüler; kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken ve yapım-onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak zorundadır.
Bu yerlerde görüş kısıtlanabilir, yol daralabilir veya başka araçlarla karşılaşma ihtimali artar. Hızı önceden düşürmek, beklenmedik durumlara tepki verme süresini uzatır.
Akılda kalsın: Görüş daralırsa hız da daralır.
Şehirler arası ticari taşımacılık yapan sürücüler devamlı olarak en fazla 4,5 saat araç kullanabilir. Bu sürenin sonunda en az 45 dakika dinlenmeleri gerekir.
Ayrıca bu sürücüler 24 saat içinde toplam 9 saatten fazla araç kullanamaz. Bu sınırlar, yorgunluğa bağlı dikkat kaybının ve uyuklamanın neden olduğu kazaları önlemek için konmuştur.
Akılda kalsın: 4,5 saat sür, 45 dakika dinlen.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesindeki tanıma göre sürücü, karayolunda motorlu veya motorsuz bir aracı veya taşıtı sevk ve idare eden kişidir. Tanımda aracın motorlu olması şart değildir; örneğin karayolunda bisiklet kullanan kişi de sürücüdür.
Aynı maddede şoför, işleten ve araç sahibi ayrı ayrı tanımlanır. Sınavda bu kavramlar sık karıştırıldığı için aralarındaki farkı bilmek önemlidir.
Akılda kalsın: Kullanan sürücü, ticari taşıt kullanan şoför.
Asli kusur, kazanın meydana gelmesinde belirleyici kabul edilen kusur hâlleridir. Karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmek bunlardan biridir.
Kırmızı ışıkta geçmek, arkadan çarpmak, geçme yasağı olan yerde geçmek, geçiş önceliğine uymamak ve doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak da asli kusur hâlleri arasında sayılır.
Akılda kalsın: Karşı şeride giren kazanın asıl sorumlusudur.
Geçiş üstünlüğüne sahip araç sürücüleri görevleri sırasında bazı trafik kurallarına uymayabilir; ancak bunu yaparken can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmemek zorundadır.
Yani geçiş üstünlüğü sınırsız bir serbestlik değildir. Kırmızı ışıkta geçecek bir ambulans sürücüsü bile kavşağa yavaşlayarak girmeli, diğer araçların kendisini fark ettiğinden emin olmalıdır.
Akılda kalsın: Üstünlük var, sorumsuzluk yok.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 133. maddesine göre arızadan dolayı sürülemeyen veya ışık ve fren donanımı bozulan araçlar, en yakın bakım ve onarım yerine kadar başka bir araçla belirli şartlara uyularak çekilebilir. Bu şartlardan biri, birbirine bağlanan iki araç arasındaki açıklığın 5 metreyi geçmemesidir. Bu yüzden “açıklığın 10 metre olması” bir şart değil, kurala aykırı bir durumdur.
Maddedeki diğer şartlar şunlardır: çekilen aracın ağırlığı çeken aracın taşıma sınırından fazla olmamalı, çekilen araç bir sürücünün yönetiminde bulunmalı, her iki araç boş olmalıdır. Açıklık 2,5 metreden fazlaysa bağlantının ortasına gündüz kırmızı bez veya yansıtıcı, gece kırmızı ışık veya yansıtıcı konur. Çekilen aracın freni bozuksa açıklık 1 metreyi geçmemeli ve araçların birbirine yaklaşmasını önleyen sert bir bağlantı (çeki demiri) kullanılmalıdır.
Akılda kalsın: Halatla 5 metre, fren bozuksa demirle 1 metre.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 135. maddesine göre, karayolunda arızalanan araç diğer sürücüler tarafından 150 metreden açıkça görülemiyorsa aracın ön ve arkasına kırmızı yansıtıcı veya kırmızı ışıklı cihaz konulur. Dönemeç veya tepe üstü gibi yerlerde bu yansıtıcıların aracın ön ve arkasında en az 30'ar metre mesafeye, diğer sürücülerin en az 150 metreden görebileceği şekilde yerleştirilmesi gerekir.
Bu yerlerde görüş kısa olduğu için uyarının araçtan yeterince uzakta yapılması gerekir; böylece yaklaşan sürücü yavaşlayıp durabilecek zamanı bulur.
Akılda kalsın: Virajda 30 metre, görünürlük 150 metre.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre karayolu; trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır.
Karayolu; taşıt yolu, banket, yaya yolu (kaldırım) gibi bölümlerden oluşur.
Akılda kalsın: Karayolu bölümlerini bilin: taşıt yolu, şerit, banket, kaldırım.
Motor ayarları bozuk, filtreleri kirli ya da bakımı yapılmamış araçlarda yanma tam gerçekleşmez. Bu da yakıt tüketimini artırır ve egzozdan çıkan kirletici gazların miktarını yükseltir.
Egzozdan atmosfere karışan bu gazlar öncelikle hava kirliliğine neden olur. Özellikle trafiğin yoğun olduğu şehirlerde hava kirliliği solunum yolu hastalıklarını artıran önemli bir sağlık sorunudur.
Akılda kalsın: Bakımlı araç, temiz hava.
Tek yönlü yollarda trafik yalnızca bir yönde akar; bu yollara ters yönden girmek yasaktır ve karşıdan gelen araçlarla çarpışma tehlikesi doğurur.
Eğimli yolda uygun vitesle inmek, park ederken kısa geri manevra yapmak ve hızı azaltmak için fren yapmak yasak değildir.
Işıklı trafik işaret cihazında yeşilden sonra yanan sarı ışık, kırmızının yanmak üzere olduğunu, yani yolun trafiğe kapanmak üzere olduğunu bildirir. Sürücü güvenle durabilecekse durmalıdır.
Kırmızı ile birlikte yanan sarı ise yeşilin yanacağını, yolun açılmak üzere olduğunu bildirir; ancak yeşil yanmadan hareket edilmez.
Akılda kalsın: Sarıyı gördüğünde hızlanma, durmaya hazırlan.
Kazazede, araçtan ancak yangın, patlama, su basması gibi hayati bir tehlike varsa veya ilk yardım araç içinde yapılamıyorsa çıkarılır. Çıkarma sırasında temel kural, yaralıya yeni bir zarar vermemektir.
Özellikle baş, boyun ve omurga yaralanması ihtimali her trafik kazasında düşünülmelidir. Yaralı çıkarılırken baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan hareket ettirilir; bunun için Rautek manevrası gibi teknikler kullanılır.
Akılda kalsın: Önce zarar verme, sonra yardım et.
Turnike, kol ya da bacakta durdurulamayan şiddetli kanamalarda ve uzuv kopmalarında son çare olarak uygulanır. Etkili olabilmesi için damarın tek bir kemiğe karşı sıkıştırılabildiği tek kemikli bölgeler seçilir: kolda üst kol, bacakta uyluk.
İki kemikli bölgelerde (ön kol, baldır) damar kemikler arasında kalır ve turnike etkili olmaz. Eklem üzerine de turnike uygulanmaz.
Akılda kalsın: Turnike zamanı not edilir.
Vücudun en küçük yapı ve görev birimi hücredir. Benzer yapı ve görevdeki hücreler bir araya gelerek dokuyu, farklı dokular birleşerek organı (kalp, akciğer gibi), belirli bir görevi birlikte yürüten organlar da sistemi oluşturur.
Doğru sıra: Hücre → Doku → Organ → Sistem → Organizma.
Akılda kalsın: Hücre dokuyu, doku organı, organ sistemi kurar.
Karın yaralanmalarında iç organlar zarar görmüş olabilir ve kazazedenin ameliyata alınma ihtimali vardır. Bu nedenle kazazedeye ağızdan hiçbir şey verilmez; su, meyve suyu veya yiyecek vermek yanlıştır.
Kazazede sırtüstü yatırılır, dizlerinin altına destek konularak bacakları bükülür; böylece karın kasları gevşer ve ağrı azalır. Organlar dışarı çıkmışsa içeri sokulmaya çalışılmaz, üzeri nemli ve temiz bir bezle örtülür.
Akılda kalsın: Karın yaralıysa ağız kapalı.
Egzoz gazı, renksiz ve kokusuz karbonmonoksit içerir. Bu gaz solunum yoluyla akciğerlere ulaşır ve kandaki oksijen taşınmasını engeller.
Kapalı garajda motoru çalışır hâlde bırakmak veya egzoz sistemi kaçak yapan araçta uzun süre kalmak bu tür zehirlenmenin en sık nedenleridir. Baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı ve uyuşukluk ilk belirtilerdendir.
Akılda kalsın: Önce temiz hava.
Kanayan bölgenin kalp seviyesinden yukarıda tutulması, yerçekiminin etkisiyle o bölgeye giden kan basıncını azaltır ve kanamanın yavaşlamasına yardımcı olur.
Bu uygulama tek başına değil, kanayan yere doğrudan baskı ile birlikte yapılır. Kırık şüphesi olan uzuv ise kaldırılmadan önce dikkatle değerlendirilmelidir.
Akılda kalsın: Bastır ve kaldır.
Çıkık, eklemi oluşturan kemiklerin yerinden çıkmasıdır. Uzman olmayan kişinin çıkığı yerine oturtmaya çalışması damar ve sinir sıkışmasına, çıkığın tekrarlamasına ve eklem bağlarının kalıcı hasarına yol açabilir.
İlk yardımda çıkık yerine oturtulmaz; eklem bulunduğu hâliyle tespit edilir ve sağlık kuruluşuna ulaştırılır.
Sedye, yaralının vücut ekseni korunarak, sarsılmadan ve güvenli biçimde taşınmasını sağlar. Bu nedenle yaralı taşınacaksa sedye kullanımı her zaman ilk tercih olmalıdır.
Sedye bulunmadığında battaniye, kapı, tahta gibi düz ve sağlam malzemelerden sedye hazırlanabilir. Tek kişiyle yapılan taşıma yöntemleri ancak acil ve zorunlu durumlarda kullanılır.
Akılda kalsın: Mümkünse sedye, değilse sedye benzeri.
Bebeklerde bilinç kontrolü, ayak tabanına hafifçe vurularak ya da tabana dokunularak yapılır. Bebek ağlama, hareket gibi bir tepki veriyorsa bilinci açıktır.
Yetişkinlerde ise omuzlara hafifçe dokunulup "İyi misiniz?" diye seslenilir. Bebekler kesinlikle sarsılmaz.
Akılda kalsın: Bebek asla sarsılmaz.
Sağlıklı bir yetişkinin dinlenme hâlindeki solunum sayısı dakikada 12-20 arasındadır. Çocuklarda ve bebeklerde bu sayı daha yüksektir.
Solunum sayısı, ilk yardımda kazazedenin durumunu izlemek için kullanılan yaşam bulgularından biridir. Normalden çok yavaş veya çok hızlı solunum, kazazedenin durumunun ağır olabileceğini gösterir ve 112'ye bildirilmelidir.
Akılda kalsın: On ikiden yirmiye, nefes yerli yerine.
Türkiye'de acil sağlık yardımı için 112 aranır. Günümüzde 112 Acil Çağrı Merkezleri ile polis, jandarma, itfaiye ve diğer acil hatlar da tek numarada birleştirilmiştir; ancak sınavda acil sağlık hizmetinin numarası olarak 112 sorulur.
112 arandığında sakin olunmalı; olay yerinin açık adresi, ne olduğu, yaralı sayısı ve yaralıların durumu net olarak bildirilmeli, görevli telefonu kapatmadan kapatılmamalıdır.
Akılda kalsın: Bir bir iki, yardım geliyor.
Kalp masajı, kalbin pompalama görevini dışarıdan üstlenmek için yapılır. Bu nedenle uygulanabilmesi için dolaşımın durmuş olması, yani kalbin etkili şekilde atmıyor olması gerekir. Kalbi çalışan birine kalp masajı yapılmaz.
Günümüzdeki uygulamada, ilk yardımcının nabız aramakla zaman kaybetmemesi için bilinci kapalı ve normal solunumu olmayan kişide dolaşımın durduğu kabul edilir ve temel yaşam desteğine başlanır. Bu yaklaşım, dolaşımı durmuş kişiye kalp masajı yapılması ilkesinin pratik uygulamasıdır.
Akılda kalsın: Kalp durduysa kalp masajı.
Silindir kapağı, motor bloğunun üst kısmını kapatan ve yanma odasını oluşturan bir motor parçasıdır. Üzerinde genellikle supaplar, enjektör ya da bujiler bulunur.
Şaft, aks ve amortisör ise motorun dışında kalan aktarma organları ve süspansiyon sistemine aittir. Motor; blok, silindir kapağı, piston, biyel, krank mili, eksantrik mili ve supaplar gibi parçalardan oluşur.
Akılda kalsın: Kapak, blok, piston: motorun kalbi.
Dizel motorlarda yakıt, sıkıştırılmış havanın sıcaklığıyla tutuşur. Özellikle soğuk havada yanma odasını önceden ısıtmak için ısıtma bujileri kullanılır.
Kontak açıldığında yanan ısıtma bujisi ikaz ışığı, ısıtmanın sürdüğünü gösterir. Bu ışık söndükten sonra marşa basılırsa motor daha kolay çalışır, akü ve marş motoru gereksiz zorlanmaz.
Akılda kalsın: Spiral sönsün, marşa bas.
Kontak anahtarı, aküden gelen elektriğin ateşleme sistemine ve diğer elektrikli donanımlara ulaşmasını kontrol eden bir anahtardır. Yani görevi elektrik devresini açıp kapatmaktır.
Kontak açıldığında devre tamamlanır ve marş motoru çalıştırılabilir; kontak kapatıldığında ateşleme devresi kesilir ve motor durur.
Akılda kalsın: Kontak = elektriğe giriş kapısı.
Aynı devreden beslenen iki lambadan yalnızca biri sönük yanıyorsa sorun o lambaya özeldir. Lamba duyu veya kablo bağlantısındaki oksitlenme, akım geçişine direnç oluşturur ve lamba sönük yanar.
Ortak parçalardaki (müşir, sigorta, akü) bir sorun ise her iki lambayı birden etkilerdi. Bu mantık, elektrik arızalarını bulmada kullanılan temel bir yaklaşımdır.
Akılda kalsın: Biri sönükse kendine bak, ikisi sönükse ortağa bak.
Elektrikli fan, özellikle araç yavaş giderken veya dururken radyatörden hava geçmesini sağlayarak soğutma sıvısını soğutur. Fan motorunun elektrik bağlantısı çıkarsa fan çalışmaz, radyatör yeterince soğutulamaz ve motor hararet yapar.
Hararet, gösterge panelindeki motor sıcaklık göstergesinin kırmızı bölgeye çıkmasıyla veya sıcaklık ikaz ışığının yanmasıyla anlaşılır. Bu durumda araç güvenli bir yerde durdurulmalı, motor soğumadan radyatör kapağı açılmamalıdır.
Akılda kalsın: Fan dönmezse motor ısınır.
Debriyaj teli, pedaldaki hareketi debriyaj mekanizmasına iletir. Tel kopunca pedala basıldığında debriyaj ayrılmaz; motor ile vites kutusu arasındaki bağlantı kesilemez.
Bu durumda vites değiştirmek ya da vitese takmak mümkün olmaz; zorlamak vites dişlilerine zarar verir.
Akılda kalsın: Pedal boşa düşerse tel kopmuştur.
Direksiyon sisteminde sürücünün simide uyguladığı dönme hareketi, direksiyon mili ile direksiyon dişli kutusuna (kremayer) iletilir. Dişli kutusu bu dönme hareketini rotlar aracılığıyla tekerleklere yön veren harekete dönüştürür.
Sıralama: direksiyon simidi → direksiyon mili → direksiyon dişli kutusu → rotlar → tekerlekler.
Akılda kalsın: Mil, simidi dişli kutusuna bağlar.
Araçtaki elektrik devreleri sigortalarla korunur. Bir devrede kısa devre veya aşırı akım olduğunda sigorta atar ve o devredeki donanım çalışmaz. Bu nedenle çalışmayan bir elektrik donanımında ilk kontrol edilecek yer sigorta kutusudur.
Yanan sigorta, aynı amper değerinde yeni bir sigortayla değiştirilir. Sigorta sürekli atıyorsa devrede bir arıza vardır ve servis tarafından kontrol edilmelidir.
Akılda kalsın: Sigorta atarsa devre susar.
Rodaj, yeni ya da revizyon görmüş bir motorun hareketli parçalarının birbirine alışması için geçen dönemdir. Bu dönemde motor aşırı zorlanmamalı; tam gazdan, ani hızlanmalardan ve uzun süre aynı vitesle sabit devirde gitmekten kaçınılmalıdır.
Değişken devirlerde sürüş, parçaların farklı yükler altında düzgün oturmasını sağlar. Rodaj süresi ve kuralları için aracın kullanım kılavuzu esas alınır.
Akılda kalsın: Rodajda motoru zorlama, devri değiştir.
Sürücü kusurları arasında aşırı hız, kazalara en çok yol açan nedenlerin başında gelir. Hız arttıkça sürücünün tehlikeyi fark edip tepki vermesi için gereken zaman ve mesafe de artar.
Ayrıca hız yükseldikçe çarpışmanın şiddeti büyür; aynı kaza düşük hızda hafif hasarla atlatılabilecekken yüksek hızda ölümle sonuçlanabilir. Hızı yol, hava ve trafik koşullarına göre ayarlamak güvenli sürüşün temelidir.
Akılda kalsın: Hız öldürür.
Kendini diğer yol kullanıcılarından üstün gören, her durumda yolun kendisine ait olduğunu düşünen sürücüler saldırgan ve bencil davranışlar sergiler. Geçiş üstünlüğü yalnızca görevdeki ambulans, itfaiye, polis gibi araçlara kanunla tanınmış bir haktır.
Bu tür sürücüler korna ve selektörle baskı kurar, makas atar, takip mesafesini ihlal eder ve kaza riskini artırır.
Akılda kalsın: Yol herkesindir.
Verilen oranlarda sürücü ve yaya kusurlarının toplamı neredeyse tüm kusurları oluşturmaktadır. Bu da kazaların büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu açıkça gösterir.
Diğer şıklardaki ifadeler doğru ya da yanlış olabilir; ancak soruda verilen verilerden kesin olarak çıkarılamaz. Bu tür yorum sorularında yalnızca verinin doğrudan desteklediği yargı seçilmelidir.
Akılda kalsın: Kazanın kaynağı çoğunlukla insandır.
Korna yalnızca uyarı amacıyla ve gerektiğinde kullanılmalıdır. Selamlaşma, kutlama, öfke gösterme gibi amaçlarla korna çalmak doğru değildir; bu nedenle "uyarı amacı dışında kullanılabilir" ifadesi yanlıştır.
Kornanın sabit tonlu olması, çevreyi rahatsız etmeyecek ve korkutmayacak şekilde kullanılması gerekir. Gereksiz korna kullanımı gürültü kirliliğine yol açar ve insanların huzurunu bozar.
Akılda kalsın: Korna uyarmak içindir, konuşmak için değil.
Cümlede yapılan tanım, trafik adabı kavramını eksiksiz bir şekilde açıklamaktadır. Trafik adabı, sürücülerin sadece kanunlara ve yazılı kurallara uymasının ötesine geçen, karşılıklı anlayış, empati, saygı ve nezaket gerektiren davranışları içerir. Bu davranışlar, bir zorunluluktan değil, içselleştirilmiş bir kültürden kaynaklanır. Trafik adabına sahip bir sürücü, trafik polisi veya ceza korkusu olmadan kurallara uyar, diğer sürücülere ve yayalara karşı sabırlı ve saygılı davranır, trafikteki yazılı olmayan nezaket kurallarını (örneğin fermuar sistemiyle birleşme, yol verme, teşekkür etme) alışkanlık haline getirir.
Akılda kalsın: Trafik adabı, kuralların ötesinde, insan olmanın gereğidir.
Trafik kazaları, ülke ekonomisini ciddi şekilde olumsuz etkiler. Maddi hasar miktarı, iş gücü kaybı, yaralıların tedavi süreçleri ve maliyetleri, trafik sigortası ödemeleri, mahkeme masrafları gibi kalemler, ülke ekonomisine önemli bir yük getirir. Türkiye'de yıllık trafik kazalarının ekonomiye maliyeti milyarlarca lirayı bulmaktadır. Bu maliyetler, sağlık harcamalarını, sigorta primlerini, araç tamirat maliyetlerini ve üretim kayıplarını kapsar.
Akılda kalsın: Kaza ekonomiye zarardır, güvenlik kazançtır!
Yanlışlarınız kaybolmasın. Ücretsiz hesap açarsanız çözdüğünüz sorular kaydedilir ve en çok zorlandığınız dersi panelinizde görürsünüz.
Ücretsiz hesap aç Premium nedir?