Ehliyet Sınav Soruları 24
Gerçek e-Sınav formatında: 50 soru · 45 dakika · geçme puanı 70. Cevaplar sınav bitince gösterilir.
Bu testte öne çıkan konular: rentek manevrası, siyah duman, hız sınırı, trafikten men ve uyuşturucu. Ders dağılımı: Trafik ve Çevre Bilgisi 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6 soru; MEB e-Sınav ile aynı ders dağılımında hazırlandı. Aynı soruları PDF ve cevap anahtarı olarak da indirebilirsiniz. Bitirince Test 25 ile devam edin.
- 50soru
- 45dakika
- 70geçme puanı
- 2puan / soru
Sorular gerçek sınavdaki gibi dağıtılır: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Cevaplarınızı sınav bitene kadar değiştirebilirsiniz. Süre dolunca sınav otomatik biter.
Süresiz pratik modu: aynı dağılımla 50 soru, her cevaptan sonra açıklama →
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Sola dönecek sürücü sola dönüş lambasını yakmalı ve hızını azaltmalıdır. Sola dönüş geniş bir kavisle yapılır; dar kavisle dönmek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmeye yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap I ve II'dir.
Sağa dönüşlerde ise dar bir kavis çizilir.
Takip mesafesi, metre cinsinden saatteki hızın en az yarısı kadar olmalıdır. Saatte 70 km hızla giden 1 numaralı araç için bu mesafe 70 ÷ 2 = 35 metredir.
Yağış, gece ve kaygan yol gibi durumlarda bu mesafe artırılmalıdır.
Bu tehlike uyarı işareti, ileride kasisli (tümsekli) bir yola girileceğini bildirir.
Bu levhayı gören sürücü hızını azaltmalı, direksiyonu sıkı tutmalı ve kasisi ani fren yapmadan, düşük hızla geçmelidir.
Karşılıklı trafik akımlarının refüj (orta şerit, ada) ile birbirinden ayrıldığı kara yoluna bölünmüş yol denir. Şekilde iki yön, ortadaki yeşil alanla fiziksel olarak ayrılmıştır.
Bölünmüş yollarda her yönün kendi şeritleri vardır; karşı yöne geçmek yalnızca izin verilen yerlerden yapılır.
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Sola dönecek sürücü sola dönüş lambasını yakmalı ve hızını azaltmalıdır. Sola dönüş geniş bir kavisle yapılır; dar kavisle dönmek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmeye yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap I ve II'dir.
Sağa dönüşlerde ise dar bir kavis çizilir.
Takip mesafesi, metre cinsinden saatteki hızın en az yarısı kadar olmalıdır. Saatte 70 km hızla giden 1 numaralı araç için bu mesafe 70 ÷ 2 = 35 metredir.
Yağış, gece ve kaygan yol gibi durumlarda bu mesafe artırılmalıdır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 36. maddesine göre araçlar, Yönetmelikte sınıfları belirtilen uygun sınıf sürücü belgesine sahip kişilerce sürülebilir. Sürücü belgesi olmadan veya aracın sınıfına uygun olmayan belgeyle araç kullanmak yasaktır.
Aynı maddeye göre sürücü belgesi olmayan kişilerin motorlu araç kullanmasına izin veren işletene de tescil plakası üzerinden idari para cezası uygulanır.
Akılda kalsın: B belgesiyle kamyon sürülmez.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 127. maddesine göre sürücüler, geceleri yakın ilerisi görülmeyen kavşak, dönemeç ve tepe üstlerine yaklaşırken, yakını ve uzağı gösteren ışıkları art arda ve sırayla yakarak gelişlerini haber vermek zorundadır.
Halk arasında "selektör yapmak" olarak bilinen bu uyarı, karşı yönden veya yan yoldan gelen sürücülerin yaklaşan aracı fark etmesini sağlar.
Akılda kalsın: Gece ışıkla konuş.
Sol şerit genellikle geçiş ve daha hızlı akan trafik için kullanılır. Bu şeritte durup yolcu indirip bindirmek, arkadan gelen araçlar için ani bir engel oluşturur ve inen yolcuların trafiğin ortasında kalmasına yol açar; bu nedenle yasaktır.
Yolcu indirme ve bindirme, yolun en sağında, trafiği aksatmayacak ve tehlikeye düşürmeyecek şekilde ya da bu iş için ayrılmış yerlerde yapılmalıdır.
Akılda kalsın: Sol şeritte durulmaz.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 100. maddesindeki hız tablosuna göre, aksine bir trafik işareti yoksa motorlu bisikletlerin azami hızı yerleşim yeri içinde saatte 30 km, yerleşim yeri dışındaki şehirlerarası çift yönlü yollarda ve bölünmüş yollarda saatte 45 km'dir. Motorlu bisikletler otoyola giremez.
Aynı tabloda yerleşim yeri içinde otomobil, otobüs, kamyon ve motosiklet için sınır saatte 50 km'dir. Motorlu bisikletin sınırı bunlardan belirgin şekilde düşüktür; sınavda bu iki rakam sık karıştırılır.
Akılda kalsın: İçeride 30, dışarıda 45, otoyol yasak.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre trafikten men; yetkililerce, araçla ilgili belgelerin alınıp aracın belirli bir yere çekilerek trafikten alıkonulmasıdır.
Örneğin muayenesi yapılmamış, zorunlu sigortası olmayan ya da izinsiz teknik değişiklik yapılmış araçlar trafikten men edilebilir.
Akılda kalsın: Men edilen araç eksik giderilince geri verilir.
Bölünmüş yollarda geçilen araç sürücüsü, geçmek isteyen aracın işaretini aldığında bulunduğu şeridi izlemek ve hızını artırmamak zorundadır. Böylece geçme işlemi güvenle ve kısa sürede tamamlanır.
Geçilen aracın hızlanması, geçen aracı karşı şeritte veya sol şeritte daha uzun süre kalmaya zorlar. Bu durum hem tehlikeli hem de trafik adabına aykırıdır.
Akılda kalsın: Geçilirken gaza basılmaz.
Trafik İşaretleri Hakkında Yönetmelik'in 9. maddesine göre sarı ışık, yeşil ışıktan sonra yandığında yolun trafiğe kapanmak üzere olduğunu, kırmızı ışıkla birlikte yandığında ise yolun trafiğe açılmak üzere olduğunu bildirir.
Yeşilden sonra sarı yandığında sürücü, güvenli bir şekilde durabiliyorsa durmalıdır. Sarı ışığı hızlanarak kavşağı geçme fırsatı olarak görmek hem kurala aykırıdır hem de kavşak kazalarının önemli bir nedenidir.
Akılda kalsın: Sarı tek yanarsa dur, kırmızıyla yanarsa hazırlan.
Gece öndeki aracı yakından takip ederken yakını gösteren (kısa) ışıklar kullanılır. Uzun far, öndeki aracın dikiz aynalarından yansıyarak sürücünün gözlerini kamaştırır.
Aynı kural, karşıdan araç geldiğinde ve şehir içinde yeterli aydınlatma olduğunda da geçerlidir.
Akılda kalsın: Uzun far göz kamaştırır.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde, algılama, dikkat, karar verme ve tepki yeteneğini ciddi biçimde bozar. Bu yüzden belgeleri tam olsa bile uyuşturucu madde alarak araç kullanan sürücü araç kullanmaktan men edilir.
Bu durum hem sürücünün hem de yoldaki diğer insanların hayatını doğrudan tehlikeye atar. Uyuşturucu etkisinde araç kullanmak ağır yaptırımları olan ciddi bir trafik kuralı ihlalidir.
Akılda kalsın: Madde varsa direksiyon yok.
Kaza yeri, yaklaşan sürücüler için ani bir tehlikedir. Olay yerine ışıklı işaret veya yansıtıcı konularak diğer sürücülerin dikkati çekilir ve uyarılır; böylece yeni çarpışmalar (zincirleme kazalar) önlenir.
Yansıtıcılar, sürücülerin yavaşlayıp güvenle durabileceği ya da şerit değiştirebileceği uzaklıkta yerleştirilmelidir. Gece ve kötü havada bu önlem daha da hayati hâle gelir.
Akılda kalsın: Önce olay yerini güvenli kıl.
Arızalı aracın çekilmesi sırasında çekilen aracın kontrolsüz kalmaması gerekir. Bu yüzden çekilen araç bir sürücünün yönetiminde olmalıdır; sürücü direksiyonu ve freni kullanarak aracı yönlendirir.
Ayrıca çekme işlemi uygun bir çekme halatı veya demiriyle yapılmalı, çekilen araç işaretlenmeli ve hız düşük tutulmalıdır.
Akılda kalsın: Çekilen araç sahipsiz kalmaz.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre motosiklet; azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 cm³'ten fazla olan, sepetli veya sepetsiz, iki veya üç tekerlekli motorlu taşıttır.
Bu sınırların altında kalan (azami tasarım hızı 45 km/saati ve silindir kapasitesi 50 cm³'ü geçmeyen) iki ya da üç tekerlekli taşıtlar ise motorlu bisiklet sayılır.
Akılda kalsın: Motosikletin sepeti olabilir.
Okul taşıtlarının arkasındaki DUR lambası, yalnızca öğrenci indirip bindirme sırasında yakılır. Bu lamba, arkadan gelen sürücülere çocukların araçtan inip bindiğini ve dikkatli olmaları gerektiğini bildirir.
Bu amaç dışında yakılması lambanın anlamını zayıflatır ve diğer sürücüleri yanıltır. Okul taşıtının yanından geçen sürücü, çocukların aniden yola çıkabileceğini düşünerek yavaşlamalı ve gerekirse durmalıdır.
Akılda kalsın: Okul servisi durduysa siz de yavaşlayın.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 74. maddesine göre sürücüler, yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, geçitte yaya varsa durarak ilk geçiş hakkını yayalara vermek ve okul geçidi görevlisinin işaretlerine uymak zorundadır.
Yayaları korna ile uyarıp geçitten geçmek hem kurala aykırıdır hem de yayaları korkutarak kazaya yol açabilir. Kornanın amacı tehlikeyi bildirmektir; yol açtırmak için kullanılmaz.
Akılda kalsın: Çizgilerde yaya kraldır.
Geçmeye hazırlanırken de öndeki araçla takip mesafesi korunmalıdır. Öndeki araca çok yaklaşmak hem görüşü daraltır hem de öndeki araç fren yaparsa çarpmaya yol açar. Bu nedenle "takip mesafesi dikkate alınmaz" ifadesi yanlıştır.
Geçme; sol şeritten, yol çizgilerine ve işaretlere uyularak, karşı şeridin yeterli mesafede boş olduğundan emin olunarak yapılır. Başka bir aracı geçmekte olan araç geçilmez.
Akılda kalsın: Yapışarak geçilmez.
Kalp atımlarıyla uyumlu, kesik kesik ve fışkırır tarzda akan kanama atardamar kanamasıdır. Atardamarlar kanı kalpten vücuda yüksek basınçla taşıdığı için kan her kalp atımında fışkırır ve rengi açık kırmızıdır.
Atardamar kanaması kısa sürede ciddi kan kaybına ve şoka yol açabilir. Kanayan yere doğrudan bası uygulanır, 112 aranır; kanama durmazsa bası noktalarından yararlanılır.
Akılda kalsın: Fışkırıyorsa atardamar.
Yaralıya ulaşan ilk yardımcının ilk değerlendirmesi bilinç kontrolüdür. Bunun için yaralının omuzlarına hafifçe dokunulur ve yüksek sesle "İyi misiniz?" diye sorulur. Yaralı göz açıyor, cevap veriyor veya hareket ediyorsa bilinci açıktır.
Yaralı hiçbir tepki vermiyorsa bilinci kapalı kabul edilir; hemen 112 aranır, hava yolu açılır ve solunum kontrol edilir. Boyun yaralanması olabileceği için yaralı sarsılmaz, yalnızca hafifçe dokunulur.
Akılda kalsın: Önce seslen, sonra dokun: bilinç.
Bak-dinle-hisset yöntemi yalnızca gözlem ve algılamaya dayanır: göğüs hareketlerine bakılır, nefes sesi dinlenir, nefes yanakta ve göğüs hareketi elle hissedilir. Bu aşamada kazazedeye herhangi bir müdahale yapılmaz.
Göğüs kafesinin ortasına bası uygulamak değerlendirme değil, temel yaşam desteğinin kalp masajı aşamasıdır. Solunum kontrolü yapılmadan bası uygulanmaz; önce durum değerlendirilir.
Akılda kalsın: Önce değerlendir, sonra müdahale et.
Elektrik akımı vücuttan geçerken giriş ve çıkış noktalarında yanıklara, kaslarda şiddetli kasılmalara (bu kasılma ve düşme sonucu kırıklara) ve kalp ritminin bozulmasıyla kalp ve solunum durmasına yol açabilir.
Bu nedenle üç seçenek de doğrudur.
Akılda kalsın: Önce akımı kes, sonra dokun.
Bebeklerde göğüs kafesi küçük ve esnek olduğu için kalp masajı bütün elle değil, tek elin iki parmağıyla (orta ve yüzük parmağı) yapılır. Parmaklar göğüs kemiğinin alt yarısına, meme uçlarını birleştiren hayali çizginin hemen altına yerleştirilir.
Bası, göğüs kemiği yaklaşık 4 cm aşağı inecek kadar yapılır; her basıdan sonra göğsün eski hâline dönmesine izin verilir. Aşırı kuvvet bebeğe zarar verir, yetersiz bası ise kanı dolaştıramaz.
Akılda kalsın: Bebek küçük, bası da iki parmakla.
Kırık ve çıkıklarda temel ilke tespit (hareketsizleştirme)dir. Yaralı bölge, alt ve üst eklemleri de içine alacak şekilde atel, sargı ya da üçgen sargıyla sabitlenir.
Hareketsiz bırakmak ağrıyı azaltır, kırık uçlarının damar ve sinirlere zarar vermesini önler ve kapalı kırığın açık kırığa dönüşmesini engeller.
Akılda kalsın: Alt ve üst eklem birlikte sabitlenir.
Kopan uzvun yeniden dikilebilmesi için dokuların bozulmasını yavaşlatmak gerekir; bu da soğuk tutularak sağlanır. Bu nedenle kopan parçayı sıcak tutmak yanlıştır; sıcaklık doku bozulmasını hızlandırır.
Doğru yöntem; parçayı temiz bir beze sarmak, su geçirmez bir torbaya koymak ve bu torbayı içinde buz ve su bulunan ikinci bir torba ya da kaba yerleştirmektir. Parça buzla doğrudan temas ettirilmez.
Akılda kalsın: Kopan parça sıcakta bozulur.
Araç içindeki yaralıya müdahalede önce kurtarıcının ve yaralının güvenliği sağlanır. Bunun için kontak kapatılarak motor durdurulur, el freni çekilir ve araç sabitlenir. Böylece yangın riski azalır ve araç kayarak yeni bir kazaya yol açmaz.
Araç sabitlendikten sonra yaralıya ulaşılır, baş-boyun-gövde ekseni korunarak uygun çıkış yerinden dışarı alınır. Yaralı, yangın veya patlama gibi acil tehlike yoksa gereksiz yere hareket ettirilmez.
Akılda kalsın: Önce araç durur, sonra yaralı çıkar.
Bebeklerin göğüs kafesi küçük ve yumuşaktır; bu nedenle dış kalp masajı avuç içiyle değil iki parmakla yapılır. Tek ilk yardımcı, bir elinin orta ve yüzük parmaklarını göğüs kemiğinin alt yarısına yerleştirir.
Bası, göğüs kemiğini yaklaşık 4 cm (göğüs ön-arka çapının yaklaşık üçte biri) aşağı indirecek şekilde yapılır. Daha derin bası iç organlara zarar verir, daha yüzeysel bası ise kanı yeterince pompalamaz.
Akılda kalsın: Bebek küçük, bası nazik ama etkili.
Solunum yolunun açık tutulması ve solunum ile dolaşımın desteklenmesi, temel yaşam desteğinin bileşenleridir. Temel yaşam desteği, solunumu veya kalbi durmuş kişiye herhangi bir araç gereç kullanmadan uygulanan hayat kurtarma işlemidir.
Amaç, sağlık ekibi gelene kadar beyne ve diğer hayati organlara oksijenli kan gitmesini sürdürmektir. Bunun için hava yolu açılır, göğüs basısı ve kurtarıcı soluk uygulanır.
Akılda kalsın: Kan beyne ulaşmalı.
Kazazedeyi araçtan çıkarmanın temel kuralı, mevcut yaralanmayı ağırlaştırmamak ve yeni bir yaralanmaya yol açmamaktır. Özellikle baş-boyun-gövde ekseni korunarak, kazazede tek parça hâlinde hareket ettirilmelidir.
Yangın, patlama veya benzeri bir tehlike yoksa kazazede araçtan çıkarılmaz; araç içinde ilk yardım yapılarak 112 beklenir. Tehlike varsa Rentek manevrası gibi uygun tekniklerle dikkatlice çıkarılır.
Akılda kalsın: Önce zarar verme.
Omurga kırığında omuriliğin zarar görmesi kalıcı felce yol açabilir. Bu nedenle omurga yaralanması olan kazazede, baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan sert bir sedye ile ve birden fazla kişi tarafından taşınmalıdır.
Mümkünse taşıma işlemi 112 ekiplerine bırakılmalı; yaralı yalnızca hayati bir tehlike varsa yerinden oynatılmalıdır.
Akılda kalsın: Omurga kırıksa sedye şart.
Marş motoru, motoru döndürebilmek için aküden çok yüksek akım çeker. Uzun süre ve sık aralıklarla marş yapılırsa akü kısa sürede boşalır.
Ayrıca marş motorunun kendisi de aşırı ısınarak zarar görebilir. Bu nedenle marş kısa sürelerle yapılmalı, motor çalışmazsa denemeler arasında bekleyip arızanın nedeni araştırılmalıdır.
Akılda kalsın: Kısa marş, arada mola.
Süspansiyon sistemi, yoldaki engebelerden gelen sarsıntıları sönümleyerek sürüş konforunu ve yol tutuşunu sağlar. Bu sistemin temel elemanları yaylar ve amortisörlerdir.
Yaylar darbeyi karşılar, amortisör ise yayların salınımını kısa sürede durdurarak aracın sekmesini önler. Şaft, debriyaj ve diferansiyel ise motor gücünü tekerleklere ileten aktarma organlarına aittir.
Akılda kalsın: Yay taşır, amortisör sönümler.
Araçlarda eksi kutup aracın gövdesine (şasiye) bağlıdır. Akü sökülürken önce eksi (-) kutup kablosu çıkarılırsa devre gövdeden ayrılmış olur ve artı kutupla çalışırken anahtar gövdeye değse bile kısa devre oluşmaz.
Akü takılırken ise sıra tersine çevrilir: önce artı (+), sonra eksi (-) kutup bağlanır. Bu sıralama kıvılcım ve kısa devre riskini en aza indirir.
Akılda kalsın: Söküş eksiyle başlar, takış artıyla.
Dizel motorda siyah duman, yakıtın tam yanmadığını ve havaya göre fazla yakıt püskürtüldüğünü gösterir. Yakıt enjeksiyon pompasının ayarsız olması silindirlere gereğinden fazla yakıt gönderir ve egzozdan siyah duman çıkar.
Tıkalı hava filtresi ve arızalı enjektörler de aynı sonucu doğurabilir. Siyah duman hem yakıt tüketimini artırır hem de çevreyi kirletir.
Akılda kalsın: Siyah duman, yanmayan yakıttır.
Motorun içinde piston, krank mili, kam mili gibi birbirine sürtünerek çalışan pek çok parça bulunur. Yağlama sistemi, bu parçalar arasında ince bir yağ tabakası oluşturarak sürtünmeyi ve aşınmayı azaltır, böylece parçaların ömrünü uzatır.
Motor yağı ayrıca parçalardan ısıyı uzaklaştırarak soğutmaya yardım eder, metal parçacıkları ve kirleri taşıyarak motoru temiz tutar ve sızdırmazlığa katkı sağlar.
Akılda kalsın: Yağ sürtünmeyi yener.
Gösterge paneli, sürücüye aracın durumu hakkında bilgi veren göstergeler ve uyarı lambalarından oluşur: hız ve kilometre saati, devir saati, yakıt ve hararet göstergeleri ile yağ basıncı, şarj, hava yastığı, el freni gibi ikaz ışıkları bu bölümdedir.
Kontak anahtarı ise bir gösterge değil, motoru çalıştırmaya ve elektrik devrelerini açmaya yarayan bir kumanda elemanıdır; genellikle direksiyon kolonunda veya orta konsolda yer alır.
Akılda kalsın: Gösterge okunur, anahtar çevrilir.
Fren yapıldığında tekerleklerin her birine eşit fren kuvveti uygulanmalıdır. Fren ayarı bozulursa bir taraftaki tekerlek daha çok frenlenir ve araç o tarafa doğru çeker ya da savrulur.
Yağlanmış ya da aşınmış balatalar, sıkışmış fren kaliperi ve farklı lastik basınçları da benzer şikâyete yol açabilir.
Akılda kalsın: Frenler eşit tutmalı.
Kriko ile kaldırılan bir araç, zemine yalnızca üç tekerleğiyle basar ve dengesi zayıflar. Bu sırada aracın kaymasını ya da yuvarlanmasını önlemenin en güvenli yolu, yerde kalan tekerleklerin önüne ve arkasına takoz koymaktır.
Takozun yanında el freni çekilmeli, araç vitese (otomatikte P konumuna) alınmalı ve kriko sağlam, düz bir zemine, aracın kriko noktasına yerleştirilmelidir. Araç kriko üzerindeyken altına girilmez.
Akılda kalsın: Kaldırmadan önce sabitle.
Silindir bloğu, motorun ana gövdesidir. Pistonların hareket ettiği silindirler, su ve yağ kanalları bu blok içinde bulunur; krank mili de bloğun alt kısmına yataklanır.
Silindir kapağı bloğun üstüne, karter ise altına bağlanır. Bu üç parça birlikte motorun temel iskeletini oluşturur.
Akılda kalsın: Blok = motorun iskeleti.
Korna yalnızca uyarı amacıyla ve gerektiğinde kullanılmalıdır. Selamlaşma, kutlama, öfke gösterme gibi amaçlarla korna çalmak doğru değildir; bu nedenle "uyarı amacı dışında kullanılabilir" ifadesi yanlıştır.
Kornanın sabit tonlu olması, çevreyi rahatsız etmeyecek ve korkutmayacak şekilde kullanılması gerekir. Gereksiz korna kullanımı gürültü kirliliğine yol açar ve insanların huzurunu bozar.
Akılda kalsın: Korna uyarmak içindir, konuşmak için değil.
Trafik kazalarının nedenleri genel olarak insan (sürücü, yaya, yolcu), araç ve yol-çevre faktörleri olarak gruplandırılır. Bunlardan yalnızca sürücünün kendi tercihi ve davranışıyla ortaya çıkanlar sürücü kaynaklı nedenlerdir.
Alkollü araç kullanmak, tamamen sürücünün kararıyla ortaya çıkan bir davranıştır. Alkol, tepki süresini uzatır, mesafe ve hız algısını bozar, dikkati dağıtır ve kişide sahte bir özgüven oluşturur; bu yüzden kazaların en tehlikeli sürücü kaynaklı nedenlerinden biridir.
Akılda kalsın: Alkol varsa direksiyon yok.
Pek çok sürücü kuralları bilir ama her zaman uygulamaz. Asıl sorun, kuralların davranış ve alışkanlık hâline gelmemiş olmasıdır. Kurallar ancak her sürüşte, denetim olsun olmasın uygulandığında içselleşir.
Trafik eğitimi bu nedenle yalnızca bilgi vermeyi değil, doğru davranışların tekrarlanarak kalıcı hâle getirilmesini de amaçlar.
Akılda kalsın: Kural kafada değil, davranışta yaşar.
Araştırmalar, kandaki alkol miktarı arttıkça kaza yapma riskinin de hızla arttığını göstermektedir. Alkol; reaksiyon süresini uzatır, dikkat ve koordinasyonu bozar, mesafe ve hız algısını zayıflatır ve aşırı özgüvene yol açar.
Az miktarda alkol bile sürüş becerilerini olumsuz etkiler; bu nedenle en güvenli kural, alkol aldıktan sonra hiç araç kullanmamaktır.
Akılda kalsın: İçtiysen sürme.
Türkiye'de ve dünyada trafik kazası istatistikleri, kazalarda en büyük kusur payının sürücülere ait olduğunu gösterir. Hız ihlali, takip mesafesine uymama, dikkatsizlik, geçiş hakkına uymama ve kırmızı ışık ihlali başlıca sürücü kusurlarıdır.
Bu yüzden trafik güvenliğinin anahtarı, sürücülerin bilinçli ve kurallara uygun davranmasıdır.
Akılda kalsın: Önce sürücü kendini düzeltir.
Trafik adabı, yazılı kuralların ötesinde saygı, sorumluluk ve yardımlaşmayı kapsar. Karşılaştığı bir kazada yaralılara ilk yardım uygulayan ya da yardım çağıran sürücü, toplumsal sorumluluğunu yerine getirmiş olur.
Öteki şıklardaki davranışlar ise kuralları kişisel keyfe göre yorumlamayı, bencilliği ve sorumluluğu başkasına bırakmayı yansıtır. Bunlar olumlu sürücü özelliği değildir.
Akılda kalsın: İyi sürücü yardım eden sürücüdür.
Yanlışlarınız kaybolmasın. Ücretsiz hesap açarsanız çözdüğünüz sorular kaydedilir ve en çok zorlandığınız dersi panelinizde görürsünüz.
Ücretsiz hesap aç Premium nedir?Deneme sınavı nasıl çalışır?
Bu deneme, MEB'in yazılı e-Sınavıyla aynı biçimde hazırlanır: 50 soru, 45 dakika süre ve her doğru cevap 2 puan. Sorular gerçek sınavdaki ders dağılımına göre seçilir: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Görselli levha soruları da Trafik ve Çevre bölümünde yer alır.
Sınavı geçmek için 100 üzerinden en az 70 puan, yani en az 35 doğru cevap gerekir. Yanlış cevaplar doğruları götürmez; bu yüzden boş soru bırakmak yerine en mantıklı şıkkı işaretlemek avantajlıdır. Süre dolduğunda sınav kendiliğinden biter.
Sınav bitince puanınızı, ders bazında doğru sayınızı ve yanlış yaptığınız soruları görürsünüz. Her sorunun ayrıntılı açıklamasına "Cevapları incele" ile ulaşabilirsiniz. Her denemede sorular yeniden seçildiği için aynı testi tekrar çözmek yerine yeni bir deneme başlatmanız önerilir.
Verimli çalışma için
- İlk denemeden sonra en çok yanlış yaptığınız dersi belirleyip ders konularına dönün.
- Levha sorularında zorlanıyorsanız resimli trafik işaretleri sayfasını tekrar edin.
- Sınav öncesi son haftada her gün en az bir deneme çözüp süreyi yönetmeyi alıştırın.
- Sınav kuralları ve geçme notu için ehliyet sınavı rehberine bakın.