Ehliyet Sınav Soruları 25
Gerçek e-Sınav formatında: 50 soru · 45 dakika · geçme puanı 70. Cevaplar sınav bitince gösterilir.
Bu testte öne çıkan konular: motor yağı, otobüs, yağlama sistemi, bak dinle hisset ve ilk yardımın amacı. Ders dağılımı: Trafik ve Çevre Bilgisi 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6 soru; MEB e-Sınav ile aynı ders dağılımında hazırlandı. Aynı soruları PDF ve cevap anahtarı olarak da indirebilirsiniz. Bitirince Test 26 ile devam edin.
- 50soru
- 45dakika
- 70geçme puanı
- 2puan / soru
Sorular gerçek sınavdaki gibi dağıtılır: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Cevaplarınızı sınav bitene kadar değiştirebilirsiniz. Süre dolunca sınav otomatik biter.
Süresiz pratik modu: aynı dağılımla 50 soru, her cevaptan sonra açıklama →
Bu tehlike uyarı işareti, ileride kasisli (tümsekli) bir yola girileceğini bildirir.
Bu levhayı gören sürücü hızını azaltmalı, direksiyonu sıkı tutmalı ve kasisi ani fren yapmadan, düşük hızla geçmelidir.
Karşılıklı trafik akımlarının refüj (orta şerit, ada) ile birbirinden ayrıldığı kara yoluna bölünmüş yol denir. Şekilde iki yön, ortadaki yeşil alanla fiziksel olarak ayrılmıştır.
Bölünmüş yollarda her yönün kendi şeritleri vardır; karşı yöne geçmek yalnızca izin verilen yerlerden yapılır.
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Sola dönecek sürücü sola dönüş lambasını yakmalı ve hızını azaltmalıdır. Sola dönüş geniş bir kavisle yapılır; dar kavisle dönmek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmeye yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap I ve II'dir.
Sağa dönüşlerde ise dar bir kavis çizilir.
Takip mesafesi, metre cinsinden saatteki hızın en az yarısı kadar olmalıdır. Saatte 70 km hızla giden 1 numaralı araç için bu mesafe 70 ÷ 2 = 35 metredir.
Yağış, gece ve kaygan yol gibi durumlarda bu mesafe artırılmalıdır.
Bu tehlike uyarı işareti, ileride kasisli (tümsekli) bir yola girileceğini bildirir.
Bu levhayı gören sürücü hızını azaltmalı, direksiyonu sıkı tutmalı ve kasisi ani fren yapmadan, düşük hızla geçmelidir.
Karşılıklı trafik akımlarının refüj (orta şerit, ada) ile birbirinden ayrıldığı kara yoluna bölünmüş yol denir. Şekilde iki yön, ortadaki yeşil alanla fiziksel olarak ayrılmıştır.
Bölünmüş yollarda her yönün kendi şeritleri vardır; karşı yöne geçmek yalnızca izin verilen yerlerden yapılır.
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Araç yangınları çok kısa sürede büyür. Bu nedenle yangın söndürme cihazının sürücünün hemen yanında, kolayca ulaşılabilecek ve sabitlenmiş biçimde bulunması gerekir.
Cihaz bagajda ya da eşyaların arasında olursa, onu çıkarmak için harcanan saniyeler yangının yayılmasına yol açar. Ayrıca cihaz sabitlenmezse ani frenlemede araç içinde fırlayarak yaralanmaya neden olabilir.
Akılda kalsın: Tüp elinin altında olsun.
Işıklı trafik işaret cihazında yeşil ışık, o yöndeki araçların geçebileceğini gösterir. Aksine bir işaret veya durum yoksa sürücü durmadan, ancak dikkatini koruyarak geçer.
Dikkatli geçmek; kavşakta kalmış araçlara, kırmızıda geçmeye çalışan sürücülere ve yola çıkan yayalara karşı tetikte olmak demektir. Yeşil ışık geçiş izni verir ama sürücüyü dikkat yükümlülüğünden kurtarmaz.
Akılda kalsın: Yeşil: geç, ama gözün açık olsun.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 127. maddesine göre yerleşim birimleri dışındaki karayollarında geceleri seyrederken ve yeterince aydınlatılmamış tünellere girerken uzağı gösteren ışıkların yakılması mecburidir.
Aynı madde iki istisna getirir: sürücünün yeterli mesafeyi açıkça görebildiği ve kendi aracının da yeterli uzaklıktan görülebildiği hâllerde kısa farlar kullanılabilir; karşıdan gelen sürücülerin gözünü kamaştıracak her durumda ise uzun far yakmak yasaktır. Yani tünelde karşıdan araç gelirken kısa fara geçilir.
Akılda kalsın: Tünel karanlıksa uzun far, karşıdan gelen varsa kısa.
Düzenli bakım yapılan araçta motor verimli çalışır, yakıt daha iyi yanar ve egzozdan çıkan zararlı gazlar azalır. Bu da çevre kirliliğinin azalmasına doğrudan katkı sağlar.
Bakımlı araç ayrıca daha az yakıt tüketir, daha sessiz çalışır ve yolda arızalanma ihtimali düşer. Böylece hem sürücü hem toplum hem de çevre kazançlı çıkar.
Akılda kalsın: Bakım çevre dostudur.
Okul taşıtlarının arkasında bulunan "DUR" yazılı ışıklı işaret, yalnızca öğrenciler indirilip bindirilirken yakılır. Bu ışığı gören arkadaki sürücüler durmalı ve öğrencilerin güvenle inip binmesini beklemelidir.
Işığın başka amaçla yakılması, sürücülerin bu işarete olan güvenini azaltır ve kazaya zemin hazırlar.
Akılda kalsın: Okul taşıtının DUR ışığı yanıyorsa geçme, dur.
Çevre kirliliğini önlemek, doğal kaynakları korumak ve çevreyi iyileştirmek amacıyla yapılan çalışmaların tümüne çevre koruma denir.
Sürücüler de çevre korumanın önemli bir parçasıdır: aracın bakımlı olması, egzoz emisyonlarının sınırlar içinde tutulması, gereksiz rölantiden kaçınılması ve atık yağ, akü gibi malzemelerin uygun şekilde bertaraf edilmesi çevreyi korur.
Akılda kalsın: Korursan çevre kalır.
Trafik görevlisi, ışık veya levha bulunmayan kontrolsüz kavşaklarda temel kural sağdan gelen araca yol vermektir. Sola dönecek sürücü ayrıca karşı yönden düz gelen ve sağa dönen araçlara da yol vermelidir.
Sola dönüşte sürücü önceden sol sinyal verir, yolun ortasına yakın şeride geçer, hızını düşürür ve geçiş hakkı olanları bekledikten sonra dönüşü tamamlar.
Akılda kalsın: Sola dönen, herkesi bekler.
Şerit değiştirme, dönüş, geri gitme veya park etme gibi her manevrada sürücünün ilk işi, ön, arka ve yanlardaki trafiği kontrol etmektir. Aynalar ve kör noktalar mutlaka gözden geçirilmelidir.
Kontrolden sonra işaret verilir, işaret manevra bitene kadar sürdürülür ve manevra trafiği tehlikeye düşürmeyecek şekilde yapılır.
Akılda kalsın: Bakmadan manevra yok.
Araçlar, tescil belgesindeki niteliklerine uygun olarak trafiğe çıkmalıdır. Üzerinde değişiklik yapılan araçların bu değişikliği süresi içinde tescil kuruluşuna bildirmesi gerekir. Bildirilmezse araç, değişiklik belgelendirilip tescil edilinceye kadar trafikten men edilir.
Trafikten men, aracın belirtilen şart yerine getirilinceye kadar trafikte kullanılmasının yasaklanmasıdır. Değişiklik belgelendirilip tescil edildiğinde araç yeniden trafiğe çıkabilir.
Akılda kalsın: Değişikliği bildir, tescil ettir.
Çok şeritli yollarda en sol şerit geçme ve hızlı seyir içindir. Bu şerit, geçiş tamamlandıktan sonra boşaltılmalı; devamlı olarak işgal edilemez.
Sol şeridi sürekli kullanmak, arkadan gelen ve geçmek isteyen araçları sağdan geçmeye zorlar; bu da kaza riskini artırır.
Akılda kalsın: Sol şeridi meşgul etmeyin.
Yolda kalan bir araç, özellikle gece ve görüşün kısıtlı olduğu durumlarda diğer sürücüler için ciddi bir çarpışma riskidir. Bu riski azaltmak için aracın önüne ve arkasına birer kırmızı yansıtıcı (reflektör) uygun mesafede konulur.
Yansıtıcılarla birlikte dörtlü flaşörler yakılır, mümkünse araç yolun sağ kenarına veya banketin dışına çekilir. Sürücü ve yolcular trafiğin aktığı tarafta beklemez, güvenli bir alana geçer.
Akılda kalsın: Görünmeyen araç tehlikedir; reflektör görünür kılar.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 148. maddesine göre sürücüler, ışıklı işaret ve bariyerlerle donatılmamış (kontrolsüz) demir yolu geçitlerinde geçmeden önce makul bir mesafede durmak ve herhangi bir demir yolu aracının yaklaşmadığından emin olduktan sonra geçmek zorundadır.
Trenler çok ağırdır ve fren mesafeleri yüzlerce metreyi bulur; tren sürücüsü geçitteki bir aracı görse bile duramayabilir. Bu nedenle geçitte geçiş önceliği her zaman trene aittir.
Akılda kalsın: Rayı görünce dur, treni görmeden geçme.
Geçme kararında geçilen aracın hızı ve uzunluğu, yol ve trafik durumu, görüş mesafesi ve karşı yönden gelen trafik dikkate alınır. Bu etkenler, geçişin ne kadar süreceğini ve ne kadar mesafe gerektireceğini belirler.
Geçilen aracın modeli (markası, yaşı) ise geçmenin güvenliğiyle ilgili değildir.
Akılda kalsın: Uzun aracı geçmek uzun sürer.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 112. maddesine göre duraklama; trafik zorunlulukları dışında insan indirmek, bindirmek, eşya yüklemek, boşaltmak veya beklemek amacıyla aracın kısa süre durdurulmasıdır. Aynı maddede, duraklama bekleme amacıyla yapılıyorsa süresinin en çok 5 dakika olduğu ve bu sürenin aşılmasının park etme sayıldığı açıkça yazılıdır.
Bu sınır uygulamada önemlidir: duraklamanın serbest ama parkın yasak olduğu bir yerde 5 dakikayı aşarsanız park yasağını ihlal etmiş olursunuz.
Akılda kalsın: Beş dakika duraklama, fazlası park.
Koltuk ferdi kaza sigortası, yolcu taşımacılığı yapan araçlarda yolcuların kaza sonucu uğrayabileceği zararlara karşı güvence sağlar. Bu nedenle otobüs gibi toplu taşıma araçları için zorunludur.
Çekici, özel otomobil ve kamyonet ticari yolcu taşımacılığı amacı taşımadığından bu sigortanın zorunlu olduğu araçlar arasında yer almaz.
Akılda kalsın: Koltuk sigortası yolcu içindir.
Suni solunum, solunumu olmayan kişiye uygulanır. Solunumun varlığı, hava yolu açıldıktan sonra bak-dinle-hisset yöntemiyle 10 saniye boyunca kontrol edilir: göğüs hareketine bakılır, nefes sesi dinlenir, nefes yanakta hissedilmeye çalışılır.
Solunum saptanamazsa 112 aranır ve göğüs basısı ile kurtarıcı soluklardan oluşan temel yaşam desteği başlatılır.
Akılda kalsın: Bak, dinle, hisset: 10 saniye.
Suni solunum, kendiliğinden nefes alamayan kişinin akciğerlerine dışarıdan hava verilmesidir. Bu nedenle yalnızca bak-dinle-hisset yöntemiyle solunumu saptanamayan kişilere uygulanır.
Bak-dinle-hisset yönteminde hava yolu açıldıktan sonra yüz kazazedenin ağzına yaklaştırılır; göğüs hareketine bakılır, nefes sesi dinlenir ve nefesin sıcaklığı yanakta hissedilmeye çalışılır. Solunum yoksa 112 aranır ve temel yaşam desteğine başlanır.
Akılda kalsın: Bak, dinle, hisset; yoksa başla.
Birinci derece yanık, derinin yalnızca en üst tabakasını etkileyen yüzeysel bir yanıktır; kızarıklık ve ağrı yapar ama solunumu durdurmaz.
Suda boğulma, zehirli gaz soluma ve hava yolu tıkanıklığı ise doğrudan akciğerlere oksijen girişini engeller ve kısa sürede solunum durmasına neden olabilir.
Akılda kalsın: Hava yoksa hayat yok.
Oynar bir eklemi oluşturan kemik uçlarının kalıcı olarak birbirinden ayrılmasına çıkık denir. Omuz, dirsek, parmak ve kalça eklemleri çıkığın en sık görüldüğü yerlerdir.
Çıkıkta eklem bölgesinde şekil bozukluğu, şiddetli ağrı, şişlik ve hareket kaybı görülür. İlk yardımcı çıkığı asla yerine oturtmaya çalışmaz; eklemi bulunduğu şekilde sabitler ve 112'ye haber verir.
Akılda kalsın: Çıkık yerine oturtulmaz, sabitlenir.
Turnike, kol veya bacağın kopması gibi diğer yöntemlerle durdurulamayan kanamalarda son çare olarak uygulanır. Etkili olabilmesi için damarın kemiğe doğru sıkıştırılabildiği tek kemikli bölgeler (üst kol veya uyluk) seçilir.
İki kemikli bölgelerde (ön kol, bacak) damar kemiklerin arasından geçtiği için yeterince sıkıştırılamaz. Turnike uygulama saati not edilir ve sağlık personeli gelene kadar gevşetilmez.
Akılda kalsın: Tek kemik, tek çare.
Turnike, kol ve bacaktaki kontrol edilemeyen ciddi kanamalarda başvurulan son çare bir yöntemdir. Uygulama yeri olarak tek kemikli bölgeler, yani kol (üst kol) ve uyluk seçilir; çünkü buradaki atardamar tek kemiğe karşı etkili şekilde sıkıştırılabilir.
Turnike uygulandığında uygulama zamanı mutlaka not edilir ve yaralının üzerine görünür şekilde yazılır. Turnike bir kez uygulandıktan sonra ilk yardımcı tarafından gevşetilmez; yaralı en kısa sürede sağlık ekibine teslim edilir.
Akılda kalsın: Turnike: son çare, tek kemik, saati yaz.
Yaralılar taşınırken hayati tehlikenin büyüklüğüne göre öncelik belirlenir. Ayak kemiği kırığı ağrılı olsa da hayatı doğrudan tehdit etmediğinden en son taşınacak gruptadır.
Solunum sorunu olanlar, bilinci kapalı olanlar, ağır kanaması veya şok belirtisi olanlar ve karın yaralanmaları öncelikli olarak sağlık kuruluşuna ulaştırılır.
Akılda kalsın: Ayak bekler, nefes beklemez.
Açık yaralarda ilk yardımın amacı kanamayı durdurmak, enfeksiyonu önlemek ve şoku engellemektir. Kanama ile birlikte kan kaybı şoka yol açabileceği için kanaması olan yaralıda şoka karşı önlem alınır.
Yara temiz bir bezle kapatılır, üzerine baskı uygulanarak kanama kontrol edilir. Yaraya pamuk konulmaz, merhem veya toz sürülmez; batan cisimler çıkarılmaz, etrafı desteklenerek sabitlenir.
Akılda kalsın: Pamuk değil, temiz bez.
Mevzuat, otomobil, otobüs, minibüs, kamyonet ve kamyon gibi motorlu taşıtlarda ilk yardım çantası bulundurulmasını zorunlu tutar. Motosiklet, motorlu bisiklet, traktör ve iş makinelerinde bu zorunluluk aranmaz.
Bu nedenle listedeki şehirler arası yolcu otobüsü (I) ve otomobil (IV) doğru cevaptır.
Akılda kalsın: Kabinli taşıtta çanta olur.
İlk yardım; kaza ya da ani hastalık durumunda, sağlık ekipleri gelene kadar olay yerindeki imkânlarla yapılan, ilaçsız ve tıbbi araç gerektirmeyen uygulamalardır. Temel amacı temel yaşam desteği sağlayarak hayati fonksiyonları sürdürmek, durumun kötüleşmesini engellemek ve iyileşmeyi kolaylaştırmaktır.
İlk yardımcı teşhis koymaz, ilaç vermez ve tedavi uygulamaz. Görevi; olay yerini güvenli hâle getirmek, 112'yi aramak, hava yolu, solunum ve dolaşımı desteklemek ve yaralıyı sağlık ekibine en iyi durumda teslim etmektir.
Akılda kalsın: İlk yardım tedavi değil, yaşatmaktır.
Kaburga kırığı ve göğüs yaralanmalarında kazazede yarı oturur pozisyonda daha rahat nefes alır. Bu pozisyon göğüs kafesinin hareketini kolaylaştırır ve solunum güçlüğünü azaltır.
Omurga ve kalça kırıklarında kazazede düz ve sert bir zeminde sırtüstü taşınmalıdır. Bilinci kapalı kazazedede ise hava yolunun açık kalması için koma pozisyonu tercih edilir.
Akılda kalsın: Kaburga kırıksa oturt, nefes aldır.
Solunum, bak-dinle-hisset yöntemiyle en fazla 10 saniye değerlendirilir: göğsün hareketine bakılır, nefes sesi dinlenir, nefesin sıcaklığı yanakta hissedilir. Solunum yoksa veya normal değilse kazazedeye yapay solunum gerekir.
Güncel temel yaşam desteği uygulamasında, bilinci kapalı ve normal solunumu olmayan yetişkinde 112 aranır ve 30 göğüs basısı ile 2 yapay solunum dönüşümlü olarak uygulanır. Yani yapay solunum, kalp masajıyla birlikte yürütülür.
Akılda kalsın: Bak, dinle, hisset: 10 saniye.
Kapaklı (bakımlı) akülerde plakalar, saf su ve sülfürik asitten oluşan elektrolit sıvısı içindedir. Bakım sırasında elektrolit seviyesinin plakaların üzerinde olup olmadığı kontrol edilir.
Seviye düşmüşse yalnızca saf (damıtık) su eklenir; musluk suyu ya da asit eklenmez. Ayrıca kutup başlarının temiz ve sıkı olması, akünün yerine iyi bağlanmış olması gerekir.
Akılda kalsın: Aküye yalnızca saf su.
Yaylar yoldaki darbeleri karşılar ancak tek başına bırakılırsa bir süre esneyip salınmaya devam eder. Amortisör, bu salınımı sönümleyerek yayın salınım süresini kısaltır ve tekerleğin yolla temasını korur.
Amortisörler zayıfladığında araç çukurdan sonra uzun süre yaylanır, virajlarda yalpalar ve frenlemede burnunu fazla eğer. Bu durum yol tutuşunu ve fren mesafesini olumsuz etkiler.
Akılda kalsın: Yay taşır, amortisör sakinleştirir.
Motor çalışırken pistonlar, krank mili, kam mili ve yataklar gibi parçalar birbirine sürtünerek hareket eder. Yağlama sistemi, bu yüzeyler arasında bir yağ tabakası oluşturarak sürtünmeyi ve aşınmayı azaltır, böylece parçaların ömrünü uzatır.
Yağ ayrıca parçaların ısısını taşıyarak soğutmaya yardım eder, sızdırmazlığa katkı sağlar ve motor içindeki kirleri filtreye taşıyarak temizler.
Akılda kalsın: Yağ sürtünmeyi azaltır, motoru yaşatır.
Sigorta, içinde belirli bir akıma dayanabilen ince bir tel ya da metal şerit bulunan koruma elemanıdır. Devreden bu değerin üzerinde akım geçtiğinde tel eriyerek devreyi keser.
Böylece kablolar aşırı ısınmaz, elektrikli donanım zarar görmez ve yangın riski azalır. Sigortanın erimesi, devrede bir sorun olduğunun işaretidir.
Akılda kalsın: Sigorta kendini feda eder, devreyi kurtarır.
Diskli frenlerde disk açıkta döner ve hava akışıyla temas eder. Bu yüzden frenleme sırasında oluşan ısı hızla uzaklaşır; balata ve disk yüzeyi daha çabuk soğur.
Fren ısındıkça etkinliği azalır (fren zayıflaması). Isıyı daha iyi atan diskli frenler, art arda frenlemelerde daha kararlı performans gösterir; bu nedenle özellikle ön tekerleklerde tercih edilir.
Akılda kalsın: Açıkta disk, serin fren.
Motor yağı, motorun üst kısmında bulunan supap (külbütör) kapağı üzerindeki yağ doldurma ağzından eklenir. Bu kapağın üzerinde genellikle yağ damlası simgesi bulunur.
Yağ çubuğu deliği yalnızca seviye ölçmek için, karter tapası ise eski yağı boşaltmak için kullanılır. Radyatör kapağı soğutma sistemine aittir; buraya yağ konulması ciddi arızalara yol açar.
Akılda kalsın: Doldur: kapak, ölç: çubuk, boşalt: tapa.
Motor soğukken, çalışmasını kolaylaştırmak için daha yüksek devirde çalışır. Bu nedenle rölanti devri ayarı, motor normal çalışma sıcaklığına ulaştıktan sonra yapılmalıdır.
Doğru ayarlanmamış rölanti; motorun stop etmesine, sarsıntılı çalışmaya veya gereksiz yakıt tüketimine yol açar.
Akılda kalsın: Motor ısınmadan ayar yapılmaz.
Yakıttaki toz, su ve pislik yakıt filtresini ve enjektörleri tıkar, yanmayı bozar. Bu yüzden motor düzensiz ve tekleyerek çalışır, güç kaybı yaşanır; ağır durumlarda motor durur.
Özellikle dizel motorlarda su, enjeksiyon sistemine ciddi zarar verebilir.
Akılda kalsın: Güvenilir istasyondan yakıt alın.
Motor yağı, piston, silindir, krank mili ve kam mili gibi hareketli parçaların arasında ince bir film tabakası oluşturarak metal metale teması önler. Böylece sürtünme ve aşınma azalır, parçaların ömrü uzar.
Yağ ayrıca motorun soğumasına yardımcı olur, parçaları temizler, sızdırmazlığa katkı sağlar ve paslanmayı önler. Bu yüzden yağ seviyesi düzenli kontrol edilmeli, yağ belirtilen aralıklarla değiştirilmelidir.
Akılda kalsın: Yağ yoksa motor yanar.
Trafikte tedbirsiz ve saygısız davranış; diğer yol kullanıcılarını korkutmak, şaşırtmak, üzerlerine su veya çamur sıçratmak, keyfi davranışlarla trafiği tehlikeye sokmak gibi hareketleri kapsar. Soru kökündeki üç davranışın tamamı bu tanıma girer.
Bu davranışlar yalnızca kural ihlali değil, aynı zamanda trafik adabına aykırıdır. Trafikte herkes yolu paylaşır ve karşısındakinin hakkına saygı göstermek zorundadır.
Akılda kalsın: Yolu paylaş, başkasını rahatsız etme.
Kendini diğer yol kullanıcılarından üstün gören, her durumda yolun kendisine ait olduğunu düşünen sürücüler saldırgan ve bencil davranışlar sergiler. Geçiş üstünlüğü yalnızca görevdeki ambulans, itfaiye, polis gibi araçlara kanunla tanınmış bir haktır.
Bu tür sürücüler korna ve selektörle baskı kurar, makas atar, takip mesafesini ihlal eder ve kaza riskini artırır.
Akılda kalsın: Yol herkesindir.
Emniyet kemeri, kaza anında araçtaki kişilerin öne savrulmasını, ön cama, direksiyona çarpmasını ya da araçtan dışarı fırlamasını engeller. Bu yüzden zorunlu tutulmasının amacı kaza anında ölüm ve yaralanmaları en aza indirmektir.
Kemer, kazanın gerçekleşmesini engellemez; ancak sonuçlarını büyük ölçüde hafifletir. Hava yastığı da kemerle birlikte kullanıldığında etkilidir; kemer takılmadan hava yastığına güvenilmemelidir.
Akılda kalsın: Kemer kazayı önlemez, hayat kurtarır.
Verilen oranlarda sürücü ve yaya kusurlarının toplamı neredeyse tüm kusurları oluşturmaktadır. Bu da kazaların büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu açıkça gösterir.
Diğer şıklardaki ifadeler doğru ya da yanlış olabilir; ancak soruda verilen verilerden kesin olarak çıkarılamaz. Bu tür yorum sorularında yalnızca verinin doğrudan desteklediği yargı seçilmelidir.
Akılda kalsın: Kazanın kaynağı çoğunlukla insandır.
Trafik, yolu birlikte kullanan insanların ortak alanıdır. Güvenli bir trafik ortamı için sürücülerin yolu paylaşmayı bilmesi, yayalara, bisikletlilere ve diğer sürücülere saygı göstermesi gerekir.
Saygılı sürücü; geçiş hakkına uyar, sabırlıdır, gereksiz korna çalmaz ve başkalarının hatalarına öfkeyle değil anlayışla yaklaşır.
Akılda kalsın: Saygı önce sizden başlar.
Kendini diğerlerinden üstün gören, yolu yalnızca kendi hakkı sanan ve her durumda öncelik bekleyen sürücü, trafikte saldırgan ve riskli davranışlara yönelir.
Geçiş üstünlüğü yalnızca kanunda sayılan araçlara ve yalnızca görev sırasında tanınır. Bu hakkı kendinde görmek, başkalarının geçiş hakkını ihlal etmeye ve kazaya yol açar.
Akılda kalsın: Saygı, güvenli sürüşün temelidir.
Yanlışlarınız kaybolmasın. Ücretsiz hesap açarsanız çözdüğünüz sorular kaydedilir ve en çok zorlandığınız dersi panelinizde görürsünüz.
Ücretsiz hesap aç Premium nedir?Deneme sınavı nasıl çalışır?
Bu deneme, MEB'in yazılı e-Sınavıyla aynı biçimde hazırlanır: 50 soru, 45 dakika süre ve her doğru cevap 2 puan. Sorular gerçek sınavdaki ders dağılımına göre seçilir: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Görselli levha soruları da Trafik ve Çevre bölümünde yer alır.
Sınavı geçmek için 100 üzerinden en az 70 puan, yani en az 35 doğru cevap gerekir. Yanlış cevaplar doğruları götürmez; bu yüzden boş soru bırakmak yerine en mantıklı şıkkı işaretlemek avantajlıdır. Süre dolduğunda sınav kendiliğinden biter.
Sınav bitince puanınızı, ders bazında doğru sayınızı ve yanlış yaptığınız soruları görürsünüz. Her sorunun ayrıntılı açıklamasına "Cevapları incele" ile ulaşabilirsiniz. Her denemede sorular yeniden seçildiği için aynı testi tekrar çözmek yerine yeni bir deneme başlatmanız önerilir.
Verimli çalışma için
- İlk denemeden sonra en çok yanlış yaptığınız dersi belirleyip ders konularına dönün.
- Levha sorularında zorlanıyorsanız resimli trafik işaretleri sayfasını tekrar edin.
- Sınav öncesi son haftada her gün en az bir deneme çözüp süreyi yönetmeyi alıştırın.
- Sınav kuralları ve geçme notu için ehliyet sınavı rehberine bakın.