Ehliyet Sınav Soruları 18
Gerçek e-Sınav formatında: 50 soru · 45 dakika · geçme puanı 70. Cevaplar sınav bitince gösterilir.
Bu testte öne çıkan konular: güvenlik, empati, lastik basıncı, rodaj ve süspansiyon. Ders dağılımı: Trafik ve Çevre Bilgisi 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6 soru; MEB e-Sınav ile aynı ders dağılımında hazırlandı. Aynı soruları PDF ve cevap anahtarı olarak da indirebilirsiniz. Bitirince Test 19 ile devam edin.
- 50soru
- 45dakika
- 70geçme puanı
- 2puan / soru
Sorular gerçek sınavdaki gibi dağıtılır: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Cevaplarınızı sınav bitene kadar değiştirebilirsiniz. Süre dolunca sınav otomatik biter.
Süresiz pratik modu: aynı dağılımla 50 soru, her cevaptan sonra açıklama →
Takip mesafesi, metre cinsinden saatteki hızın en az yarısı kadar olmalıdır. Saatte 70 km hızla giden 1 numaralı araç için bu mesafe 70 ÷ 2 = 35 metredir.
Yağış, gece ve kaygan yol gibi durumlarda bu mesafe artırılmalıdır.
Bu tehlike uyarı işareti, ileride kasisli (tümsekli) bir yola girileceğini bildirir.
Bu levhayı gören sürücü hızını azaltmalı, direksiyonu sıkı tutmalı ve kasisi ani fren yapmadan, düşük hızla geçmelidir.
Karşılıklı trafik akımlarının refüj (orta şerit, ada) ile birbirinden ayrıldığı kara yoluna bölünmüş yol denir. Şekilde iki yön, ortadaki yeşil alanla fiziksel olarak ayrılmıştır.
Bölünmüş yollarda her yönün kendi şeritleri vardır; karşı yöne geçmek yalnızca izin verilen yerlerden yapılır.
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Sola dönecek sürücü sola dönüş lambasını yakmalı ve hızını azaltmalıdır. Sola dönüş geniş bir kavisle yapılır; dar kavisle dönmek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmeye yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap I ve II'dir.
Sağa dönüşlerde ise dar bir kavis çizilir.
Takip mesafesi, metre cinsinden saatteki hızın en az yarısı kadar olmalıdır. Saatte 70 km hızla giden 1 numaralı araç için bu mesafe 70 ÷ 2 = 35 metredir.
Yağış, gece ve kaygan yol gibi durumlarda bu mesafe artırılmalıdır.
Bu tehlike uyarı işareti, ileride kasisli (tümsekli) bir yola girileceğini bildirir.
Bu levhayı gören sürücü hızını azaltmalı, direksiyonu sıkı tutmalı ve kasisi ani fren yapmadan, düşük hızla geçmelidir.
Karşılıklı trafik akımlarının refüj (orta şerit, ada) ile birbirinden ayrıldığı kara yoluna bölünmüş yol denir. Şekilde iki yön, ortadaki yeşil alanla fiziksel olarak ayrılmıştır.
Bölünmüş yollarda her yönün kendi şeritleri vardır; karşı yöne geçmek yalnızca izin verilen yerlerden yapılır.
Fren mesafesini aracın hızı, yolun eğimi, yol yüzeyinin durumu, lastiklerin ve frenlerin durumu ile aracın yükü etkiler. Yolun genişliği fren mesafesini etkilemez.
Hız arttıkça fren mesafesi orantılı değil, çok daha hızlı artar.
Motosiklet ve motorlu bisiklet sürücüsü, arkasında yeterli oturma yeri olsa bile bir kişiden fazla yolcu taşıyamaz.
Gidiş yönüne göre yolun en sağından gitmek ve geçerken sinyal vermek doğru davranışlardır.
Tek yönlü yollarda trafik yalnızca bir yönde akar; bu yollara ters yönden girmek yasaktır ve karşıdan gelen araçlarla çarpışma tehlikesi doğurur.
Eğimli yolda uygun vitesle inmek, park ederken kısa geri manevra yapmak ve hızı azaltmak için fren yapmak yasak değildir.
Park eden sürücü, aracın kendiliğinden hareket etmesini önlemek için motoru durdurmalı ve el frenini çekmelidir; eğimli yollarda ayrıca uygun vites ve tekerlek yönü kullanılır.
Park hâlinde acil uyarı ışıklarını yakmak zorunlu değildir; kapıların açık bırakılması ise tehlikelidir.
Trafik işaretlerinin yerlerini değiştirmek, bozmak veya ortadan kaldırmak yasaktır; bu davranış diğer sürücüleri yanıltarak kazalara yol açabilir.
İşaretlerdeki eksikliklerin ilgili kuruluşa bildirilmesi, eskiyenlerin yetkili kuruluşça yenilenmesi ve zararın sorumlusuna ödetilmesi ise olması gereken uygulamalardır.
Kırmızı ışıkta veya yetkili görevlinin dur işaretinde geçmek, Karayolları Trafik Kanunu'nda sayılan asli kusur hâllerindendir. Bu hâllerden birini işleyen sürücü, kazada asli kusurlu sayılır.
Arkadan çarpma, şerit ihlali ve geçme yasağına uymama da asli kusur hâlleri arasındadır.
Araçların yüklenmesinde dengenin korunması, trafik güvenliğinin gözetilmesi ve taşıma sınırı ile dingil ağırlığına uyulması gerekir. Yük üzerine veya araç dışına yolcu bindirmek yasaktır.
Yük üzerindeki yolcu, frenleme ve virajlarda düşerek ağır yaralanabilir.
Sürücü belgesinin sürülen taşıtın cinsine uygun olması, yetkililer istediğinde gösterilmesi ve araç kullanırken yanında bulundurulması zorunludur. Bu nedenle üç ifade de doğrudur.
Sınıfına uygun olmayan belgeyle araç kullanmak belgesiz araç kullanmak gibi değerlendirilir.
Sürücülerin ani yön değiştirerek yayaları şaşırtması yanlış ve tehlikeli bir davranıştır.
Yol ortasında yolcu indirip bindirmemek, yağışlı havada hızı azaltmak ve yol boş olsa bile iki şeridi birden kullanmamak ise doğru davranışlardır.
Araç sahiplerinin zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası yaptırması kanuni bir zorunluluktur; bu sigorta, aracın üçüncü kişilere verdiği zararları karşılar.
Kasko, hırsızlık gibi sigortalar isteğe bağlıdır.
Görüşün yetersiz olduğu tepe üstlerinde ve dönemeçlerde öndeki aracı geçmek yasaktır; karşıdan gelen aracı görmek mümkün olmadığından geçme cepheden çarpışmaya yol açabilir.
Bu yerlerde hız azaltılır, takip mesafesi korunur ve şeridin sağına yaklaşılır.
Karayolları Trafik Kanunu'na göre sürücüsü dâhil oturma yeri sayısı 10 ile 17 arasında olan otobüslere minibüs denir.
Kamyonet yük taşımak için, arazi taşıtı ise arazi koşulları için tasarlanmıştır; tramvay raylı bir toplu taşıma aracıdır.
Işıklı trafik işaret cihazında kırmızı ile birlikte sarı ışığın yanması, beklemekte olan sürücüye biraz sonra yeşil ışığın yanacağını, yani harekete hazırlanması gerektiğini bildirir.
Yeşil ışık yanmadan hareket edilmez; kırmızı-sarı birlikteyken kavşağa girmek kırmızı ışık ihlalidir.
Geçilmekte olan araç sürücüsü bulunduğu şeridi izlemeli, hızını artırmamalı ve geçişi zorlaştıracak bir harekette bulunmamalıdır.
Sinyallerle "geç" işareti vermek diğer sürücüleri yanıltabileceği için doğru değildir; geçme kararını geçen sürücü kendisi verir.
Çevreyi rahatsız edecek şekilde duman ve gürültü çıkaran araç için önce ihtar yapılır; durum tekrarlanırsa araç, kusur giderilinceye kadar trafikten men edilir.
Egzoz ve susturucu bakımının düzenli yapılması hem çevreyi hem de sürücüyü korur.
Koma, bilinç kaybının en ileri durumudur; kişi seslere ve dürtülere tepki vermez, öksürme ve yutkunma gibi refleksler kaybolabilir. İdrar ve gaita kaçırma koma belirtilerindendir.
Komadaki kazazede, solunumu varsa yan yatırılarak (koma pozisyonu) solunum yolunun açık kalması sağlanır.
İkinci değerlendirmede kazazede baştan aşağı kontrol edilir ve yaşam bulguları (bilinç, solunum, nabız) değerlendirilir. Solunum sayısının ölçülmesi bu kontrolün bir parçasıdır.
Ad-soyad, kullandığı ilaçlar ve özgeçmiş ise kazazedenin bilgilerinin alındığı görüşme aşamasına aittir.
Sürükleme yöntemleri, kazazedeyi kaldırıp taşımanın zor olduğu durumlarda kullanılır: çok kilolu ve iri yapılı kişiler ile dar, basık ve geçişi zor yerlerden çıkarma bunların başında gelir. Bu nedenle iki ifade de doğrudur.
Sürüklerken baş-boyun-gövde ekseni korunur ve kazazede vücut ekseni doğrultusunda çekilir.
Çıkık, eklemi oluşturan kemiklerin yerinden çıkmasıdır. Uzman olmayan kişinin çıkığı yerine oturtmaya çalışması damar ve sinir sıkışmasına, çıkığın tekrarlamasına ve eklem bağlarının kalıcı hasarına yol açabilir.
İlk yardımda çıkık yerine oturtulmaz; eklem bulunduğu hâliyle tespit edilir ve sağlık kuruluşuna ulaştırılır.
Kaza sonrası güvenli bir ortam oluşturmak için meraklı kişilerin olay yerinden uzaklaştırılması gerekir. Meraklı kalabalıklar, kurtarma ekiplerinin çalışmasını engeller, trafik akışını bozar ve ek kazalara neden olabilir. Olay yeri güvenliği, yaralılara müdahale edebilmek ve trafik akışını düzenlemek için önemlidir. Bu nedenle meraklı kişiler, kurtarma ekipleri gelene kadar uzaklaştırılmalıdır.
Akılda kalsın: Kazada meraklıları uzaklaştır, LPG vanasını kapat, kontağı kapat, üçgeni koy!
Dolaşım sisteminin yaşamsal organlara yeterli kanı ulaştıramaması sonucu gelişen, tansiyon düşüklüğüyle seyreden ani dolaşım yetmezliğine şok denir.
Şoktaki kişide soluk, soğuk ve nemli cilt, hızlı ve zayıf nabız görülür. Kazazede sırtüstü yatırılıp bacakları yaklaşık 30 cm yükseltilir, üstü örtülür ve 112 aranır.
Kazazedenin değerlendirilmesi; güvenli bir müdahale yapabilmek ve hangi ilk yardım yönteminin uygulanacağına karar vermek için yapılır. İlaç vermek ilk yardımcının görevi değildir; ilk yardımda ilaç kullanılmaz.
Bu nedenle değerlendirmenin amaçları yalnızca I ve II'dir.
Baş yaralanması sebebiyle bayılan ve daha sonra kendine gelen bir yaralı, geçici olarak iyi hissetse bile, kafa içi kanama veya beyin ödemi gibi ciddi komplikasyonlar saatler içinde gelişebilir. Bu nedenle, yaralı en az 12-24 saat süreyle bir hekim kontrolünde (hastanede veya sağlık kuruluşunda) gözlem altında tutulmalıdır. Bilinç durumu, göz bebekleri, konuşma ve motor fonksiyonları düzenli olarak değerlendirilmelidir. Başın sıcak su ile yıkanması, ilaç verilmesi veya normal faaliyetlere izin verilmesi, kafa travması sonrası kesinlikle yapılmaması gereken uygulamalardır.
Akılda kalsın: Kafa travması sonrası 24 saat gözlem şarttır.
Temel yaşam desteğinde göğüs kemiği yetişkinlerde yaklaşık 5 cm, bebeklerde yaklaşık 4 cm aşağı inecek şekilde bastırılır.
Bası yeterince derin değilse kalp kanı pompalayamaz; aşırı derin bası ise kaburga ve iç organlara zarar verebilir. Her basıdan sonra göğsün eski hâline dönmesine izin verilir.
112, ülkemizde acil sağlık hizmetleri (ambulans) için kullanılan numaradır; günümüzde itfaiye, polis ve jandarma çağrıları da Acil Çağrı Merkezlerinde 112 altında toplanmıştır, ancak sorunun cevabı hattın öncelikli kullanım amacı olan ambulans hizmetidir.
112 aranırken sakin olunmalı; olay yeri, yaralı sayısı ve durumları kısa ve net bildirilmeli, görevli telefonu kapatmadan kapatılmamalıdır.
Öksürükle gelen açık kırmızı ve köpüklü kan, kanın hava ile karıştığını gösterir; bu da akciğer kaynaklı bir kanamayı düşündürür.
Böyle bir kazazede hareket ettirilmeden 112 aranır, solunumu sürekli izlenir ve ağızdan bir şey verilmez.
Şok pozisyonunda yaralı sırtüstü yatırılır ve bacakları yükseltilerek kanın hayati organlara yönlenmesi sağlanır. Ancak burun ve kulaktan kan ya da sıvı gelmesi kafatası tabanı kırığının belirtisi olabilir.
Kafa yaralanması olan kişide bacakların yükseltilmesi baş bölgesine kan akışını artırarak durumu kötüleştirebilir. Bu yaralılarda şok pozisyonu verilmez; solunum yolu açık tutularak sağlık ekibi beklenir.
Akılda kalsın: Kafa yaralısının ayağı kaldırılmaz.
Elektrik devresini yüksek akıma ve kısa devreye karşı koruyan eleman sigortadır; aşırı akımda içindeki tel eriyerek devreyi keser.
Yanan sigorta, aynı amper değerinde yeni bir sigortayla değiştirilir.
Yağlama sistemi, hareketli parçalar arasındaki sürtünmeyi azaltmanın yanında motor yağının dolaşımıyla parçaların temizlenmesine ve soğumasına da yardımcı olur.
Yağ filtresi, yağdaki kir ve metal parçacıklarını tutar.
Yağdanlık biçimindeki kırmızı ışık motor yağ basıncı ikaz ışığıdır. Motor çalışırken yanarsa yağ basıncı düşmüş, örneğin karterde yeterli yağ kalmamış olabilir.
Bu ışık yandığında araç güvenli bir yerde durdurulup motor hemen kapatılmalıdır; yağsız çalışan motor kısa sürede ciddi hasar görür.
Süspansiyon sistemi, aracın gövdesi ile tekerlekleri arasında yer alır. Yay ve amortisörler sayesinde yol yüzeyinden gelen sarsıntı, salınım ve ani şokları sönümler; böylece sürüş konforu artar ve tekerlekler yola daha iyi temas eder.
Amortisörleri bozuk bir araç tümseklerden sonra uzun süre salınır, virajlarda yatar ve frenlemede yol tutuşu azalır. Bu da fren mesafesini uzatır ve kaza riskini artırır.
Akılda kalsın: Yol sarsar, süspansiyon emer.
Karter, motor bloğunun alt kısmına bağlanan kap şeklindeki parçadır. Temel görevi motor yağını depolamaktır. Yağ pompası yağı karterden alarak motorun hareketli parçalarına gönderir; görevini tamamlayan yağ tekrar kartere döner.
Karter aynı zamanda yağın soğumasına yardım eder ve motorun alt kısmını dış etkilere karşı kapatır. Karterin altında yağ değişiminde kullanılan boşaltma tapası bulunur.
Akılda kalsın: Karter = yağ deposu.
Fazla şişirilen lastik sertleşir ve yoldaki darbeleri yeterince sönümleyemez. Bu nedenle araç sarsıntılı gider ve sürüş konforu azalır.
Aşırı basınç ayrıca lastiğin yere temas eden yüzeyini küçültür; yol tutuşu azalır ve lastik dişlerinin orta kısmı daha hızlı aşınır. Lastik basıncı, üreticinin önerdiği değerde tutulmalıdır.
Akılda kalsın: Basınç ne az ne fazla, kılavuzdaki kadar.
Rodaj, yeni bir motorun hareketli parçalarının birbirine alışarak uygun yüzey uyumunu kazandığı dönemdir. Bu süreçte motor aşırı yüke maruz kalırsa parçalar düzensiz aşınabilir.
Bu nedenle rodaj döneminde tam gazdan, yüksek devirden ve ani hızlanmalardan kaçınılmalı, üreticinin kullanım kılavuzundaki önerilere uyulmalıdır.
Akılda kalsın: Yeni motora nazik davran.
Karoser (karoseri), aracın motor, şasi ve aktarma organları dışında kalan, yolcu ve yük bölmesini oluşturan ve dışarıdan görünen gövdesidir.
Modern otomobillerde karoser ve şasi çoğunlukla tek parça (monokok) yapıdadır; kaza anında enerjiyi emecek bölgelerle tasarlanır.
Akılda kalsın: Karoser darbeyi emerek korur.
Yakıt tüketimini artıran nedenler iki gruba ayrılır: araçtan kaynaklananlar ve sürücü davranışından kaynaklananlar. Ani duruş ve kalkışlar sürücünün kullanım alışkanlığıdır; araçtaki bir arıza değildir.
Sıkı fren ayarı, düşük lastik basıncı ve bozuk ön düzen ise aracın teknik durumuyla ilgilidir; hareket direncini artırarak motorun daha fazla yakıt harcamasına neden olur.
Akılda kalsın: Ayağınız da yakıt yakar.
Trafik ortamını paylaşanların hoşgörülü olması ve bencillikten uzak durması trafik düzenini ve güvenliğini olumlu etkiler.
Olaylara aşırı tepki göstermek ise gerginliği ve kaza riskini artırır; bu yüzden cevap I ve II'dir.
Trafik sıkışıklığında korna çalmak trafiği açmaz, yalnızca çevredekileri gürültü kirliliğine maruz bırakır ve gerginliği artırır. Bu davranış, trafikte sabır değerine sahip olunmadığını gösterir. Sabırlı sürücü sıkışıklığın doğal olduğunu kabul eder, sırasını bekler ve gereksiz yere korna çalmaz.
Hatırla: Sıkışıklıkta sürekli korna = sabırsızlık.
Cümlede yapılan tanım, trafik adabı kavramını eksiksiz bir şekilde açıklamaktadır. Trafik adabı, sürücülerin sadece kanunlara ve yazılı kurallara uymasının ötesine geçen, karşılıklı anlayış, empati, saygı ve nezaket gerektiren davranışları içerir. Bu davranışlar, bir zorunluluktan değil, içselleştirilmiş bir kültürden kaynaklanır. Trafik adabına sahip bir sürücü, trafik polisi veya ceza korkusu olmadan kurallara uyar, diğer sürücülere ve yayalara karşı sabırlı ve saygılı davranır, trafikteki yazılı olmayan nezaket kurallarını (örneğin fermuar sistemiyle birleşme, yol verme, teşekkür etme) alışkanlık haline getirir.
Akılda kalsın: Trafik adabı, kuralların ötesinde, insan olmanın gereğidir.
Öfkeye kapılan sürücüde dikkat dağılır ve kural ihlalleri artar. Öfke sabırsızlığı ve tahammülsüzlüğü azaltmaz, aksine artırır; bu nedenle III. ifade yanlıştır.
Öfkelendiğinizde derin nefes almak, mesafeyi artırmak ve karşılık vermemek kazaları önler.
Sürekli şerit değiştirerek (slalom yaparak) araç kullanmak, trafikteki en tehlikeli ve öngörülemez davranışlardan biridir. Bu hareket, diğer sürücülerin ani fren yapmasına, direksiyonu kırmasına veya ne yapacaklarını bilemeyip paniğe kapılmasına neden olur. Trafikte öngörülebilirlik, güvenliğin temelidir. Slalom yapan bir sürücü, diğer sürücülerin bir sonraki hamlesini tahmin etmesini imkânsız hale getirir. Bu durum, zincirleme kazalara ve trafik akışının bozulmasına yol açar. Trafik kurallarına uymak, sorumlu davranmak ve başkalarının güvenliğini düşünmek ise olumlu ve güvenli sürüş davranışlarıdır.
Akılda kalsın: Slalom yapma, kaza yapma.
Trafikte iletişim, araç hareket ettiği andan park edilinceye kadar sürer. Dönüşten önce sinyal vermek, diğer yol kullanıcılarına niyetini bildiren olumlu bir iletişim örneğidir.
Korkutmak, su-çamur sıçratmak ve yola atık atmak hem iletişimi bozar hem de trafik adabına aykırıdır.
Yanlışlarınız kaybolmasın. Ücretsiz hesap açarsanız çözdüğünüz sorular kaydedilir ve en çok zorlandığınız dersi panelinizde görürsünüz.
Ücretsiz hesap aç Premium nedir?Deneme sınavı nasıl çalışır?
Bu deneme, MEB'in yazılı e-Sınavıyla aynı biçimde hazırlanır: 50 soru, 45 dakika süre ve her doğru cevap 2 puan. Sorular gerçek sınavdaki ders dağılımına göre seçilir: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Görselli levha soruları da Trafik ve Çevre bölümünde yer alır.
Sınavı geçmek için 100 üzerinden en az 70 puan, yani en az 35 doğru cevap gerekir. Yanlış cevaplar doğruları götürmez; bu yüzden boş soru bırakmak yerine en mantıklı şıkkı işaretlemek avantajlıdır. Süre dolduğunda sınav kendiliğinden biter.
Sınav bitince puanınızı, ders bazında doğru sayınızı ve yanlış yaptığınız soruları görürsünüz. Her sorunun ayrıntılı açıklamasına "Cevapları incele" ile ulaşabilirsiniz. Her denemede sorular yeniden seçildiği için aynı testi tekrar çözmek yerine yeni bir deneme başlatmanız önerilir.
Verimli çalışma için
- İlk denemeden sonra en çok yanlış yaptığınız dersi belirleyip ders konularına dönün.
- Levha sorularında zorlanıyorsanız resimli trafik işaretleri sayfasını tekrar edin.
- Sınav öncesi son haftada her gün en az bir deneme çözüp süreyi yönetmeyi alıştırın.
- Sınav kuralları ve geçme notu için ehliyet sınavı rehberine bakın.