Ehliyet Sınav Soruları 19
Gerçek e-Sınav formatında: 50 soru · 45 dakika · geçme puanı 70. Cevaplar sınav bitince gösterilir.
Bu testte öne çıkan konular: devir saati, kanama, yol verme, gösterge paneli ve hava filtresi. Ders dağılımı: Trafik ve Çevre Bilgisi 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6 soru; MEB e-Sınav ile aynı ders dağılımında hazırlandı. Aynı soruları PDF ve cevap anahtarı olarak da indirebilirsiniz. Bitirince Test 20 ile devam edin.
- 50soru
- 45dakika
- 70geçme puanı
- 2puan / soru
Sorular gerçek sınavdaki gibi dağıtılır: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Cevaplarınızı sınav bitene kadar değiştirebilirsiniz. Süre dolunca sınav otomatik biter.
Süresiz pratik modu: aynı dağılımla 50 soru, her cevaptan sonra açıklama →
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Sola dönecek sürücü sola dönüş lambasını yakmalı ve hızını azaltmalıdır. Sola dönüş geniş bir kavisle yapılır; dar kavisle dönmek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmeye yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap I ve II'dir.
Sağa dönüşlerde ise dar bir kavis çizilir.
Takip mesafesi, metre cinsinden saatteki hızın en az yarısı kadar olmalıdır. Saatte 70 km hızla giden 1 numaralı araç için bu mesafe 70 ÷ 2 = 35 metredir.
Yağış, gece ve kaygan yol gibi durumlarda bu mesafe artırılmalıdır.
Bu tehlike uyarı işareti, ileride kasisli (tümsekli) bir yola girileceğini bildirir.
Bu levhayı gören sürücü hızını azaltmalı, direksiyonu sıkı tutmalı ve kasisi ani fren yapmadan, düşük hızla geçmelidir.
Karşılıklı trafik akımlarının refüj (orta şerit, ada) ile birbirinden ayrıldığı kara yoluna bölünmüş yol denir. Şekilde iki yön, ortadaki yeşil alanla fiziksel olarak ayrılmıştır.
Bölünmüş yollarda her yönün kendi şeritleri vardır; karşı yöne geçmek yalnızca izin verilen yerlerden yapılır.
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Sola dönecek sürücü sola dönüş lambasını yakmalı ve hızını azaltmalıdır. Sola dönüş geniş bir kavisle yapılır; dar kavisle dönmek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmeye yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap I ve II'dir.
Sağa dönüşlerde ise dar bir kavis çizilir.
Takip mesafesi, metre cinsinden saatteki hızın en az yarısı kadar olmalıdır. Saatte 70 km hızla giden 1 numaralı araç için bu mesafe 70 ÷ 2 = 35 metredir.
Yağış, gece ve kaygan yol gibi durumlarda bu mesafe artırılmalıdır.
Aralıklı yanıp sönen kırmızı ışık, "DUR" levhası gibi işlem görür. Sürücü önce tamamen durur, yolu kontrol eder, geçiş hakkı olanlara yol verir ve yol uygunsa geçer.
Bu durum sürekli yanan kırmızı ışıktan farklıdır: sürekli kırmızıda yeşil ışık yanana kadar beklemek zorunludur. Yanıp sönen sarı ışık ise yalnızca yavaşlayıp dikkatle geçmeyi gerektirir.
Akılda kalsın: Kırmızı yanıp sönerse dur, bak, geç.
Yolcu indirip bindirmek duraklama kapsamındadır ve yolun sağında, kurallara uygun yerlerde yapılır. Sol şeritte yolcu indirip bindirmek, yolcuların trafiğin ortasına inmesine neden olur ve yasaktır.
Trafik gereği durmak, yavaşlamak ve vites küçültmek ise sürüşün olağan parçalarıdır.
Akılda kalsın: Sol şerit yolcu indirme yeri değildir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 157. maddesi trafik kazalarında asli kusur sayılan hâlleri sayar. Bu listede park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma da yer alır.
Asli kusur, kazanın oluşumunda esas etkili olan kusurdur. Aynı listede kırmızı ışıkta geçme, arkadan çarpma, geçme yasağı olan yerde geçme ve kavşaklarda geçiş önceliğine uymama gibi hâller de bulunur.
Akılda kalsın: Duran araca çarpan, asli kusurlu sayılır.
Çevre; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca karşılıklı etkileşim içinde bulundukları hava, su, toprak gibi doğal ve fiziksel öğelerden oluşan dış ortamdır.
Atık, iklim ve erozyon ise çevreyle ilgili kavramlardır ancak çevrenin tanımı değildir. Atıklar çevreyi kirletir, iklim çevrenin bir özelliğidir, erozyon ise toprağın kaybını ifade eder.
Akılda kalsın: Çevre, hepimizin ortak evidir.
Duraklanan veya park edilen yerden çıkan sürücü, yolda akan trafiğe karşı yol verme yükümlülüğü taşır. Bu nedenle önce aracın çevresini kontrol eder, ışıkla veya kolla işaret verir ve sakıncalı bir durum yoksa manevraya başlar.
Yoldan geçen sürücüleri uyararak yavaşlatmak kurallar arasında yer almaz; tam tersine, çıkış yapan sürücü yoldaki trafiği aksatmadan uygun boşluğu beklemelidir.
Akılda kalsın: Kontrol et, işaret ver, boşluk bekle.
Duraklama; trafik zorunluluğu dışında, aracın yolcu indirme-bindirme veya yük alma-boşaltma gibi amaçlarla kısa bir süre durdurulmasıdır.
Kırmızı ışıkta, trafik sıkışıklığında ya da görevlinin işaretiyle durmak trafik zorunluluğu sayılır; bunlar duraklama değildir. Kısa süreyi aşan bekleme ise park etme kapsamına girer.
Akılda kalsın: Durmak zorundaysanız duraklama değildir.
Kara yolunda arızalanıp kalan araçlar için, diğer sürücülerin aracı zamanında fark edebilmesi amacıyla aracın önüne ve arkasına birer yansıtıcı (reflektör) konulmalıdır. Yansıtıcılar, özellikle gece ve görüşün kısıtlı olduğu durumlarda hayati önem taşır.
Mümkünse araç yolun dışına veya banket üzerine alınmalı, dörtlü flaşörler yakılmalı ve yolcular güvenli bir yerde beklemelidir. Bu önlemler arkadan gelen araçların duran araca çarpmasını önler.
Akılda kalsın: Görünmeyen araç çarpılır.
Trafik polisi kollarını iki yana açtığında, kollarının gösterdiği yönlerden gelen trafiğe yol açıktır. Bu araçlar polisin önünden geçecek şekilde yollarına devam edebilir.
Aynı anda polisin göğsünün ve sırtının dönük olduğu yönlerden gelen trafiğe yol kapalıdır; bu yönlerden gelen sürücüler durmak zorundadır. Kısacası polis, vücudunu duvar gibi kullanarak önünü ve arkasını kapatır, kollarıyla yan yönleri açar.
Akılda kalsın: Kol yolu açar, gövde kapatır.
Seyir hâlinde cep telefonunu elde tutarak konuşmak bir trafik kuralı ihlalidir. Telefonu elde tutmak hem bir elin direksiyondan ayrılmasına hem de dikkatin yoldan uzaklaşmasına neden olur.
Telefonla konuşmak, sürücünün yola ve çevreye odaklanmasını azaltır, tepki süresini uzatır. Bu nedenle gerekirse araç güvenli bir yere çekilip durdurulduktan sonra telefon kullanılmalıdır.
Akılda kalsın: Direksiyondayken telefon elde değil.
Sınav sorusuna göre trafiğe çıkan bir araçta Araç Tescil Belgesiyle birlikte Motorlu Araç Trafik Belgesi bulundurulmalıdır. Bu belgeler aracın kayıtlı olduğunu ve trafiğe çıkmaya uygun olduğunu gösterir.
Satış faturası, kasko poliçesi ve servis bakım belgesi araçla ilgili olsa da trafik denetiminde aranan zorunlu belgeler arasında yer almaz.
Akılda kalsın: Tescil + trafik belgesi yanınızda.
Yaya ve okul geçitlerinde duraklama ve park etme yasaktır; ayrıca bu geçitlerde öndeki araç geçilemez.
Durmak ise trafik gereği (yayaya yol vermek, trafik ışığı, trafik görevlisinin işareti) zorunlu olabilir ve yasak değildir. Durma ile duraklama farklı kavramlardır: duraklama, yolcu indirip bindirmek ya da yük yüklemek-boşaltmak gibi amaçlarla aracın kısa süre bekletilmesidir.
Akılda kalsın: Dur, yayaya yol ver; ama orada bekleme.
Kazaya karışan sürücü, olay yerinde durmalı ve yansıtıcı (reflektör) gibi uyarı gereçleriyle kaza yerini işaretleyerek diğer sürücüleri uyarmalıdır. Bu, kaza yerinde ikinci bir kazanın yaşanmasını önler.
Ayrıca sürücü, yaralı varsa ilk yardım için gereken tedbirleri almalı, ilgili birimlere haber vermeli ve iz ile delilleri korumalıdır. Kaza yerini terk etmek veya delilleri değiştirmek kurallara aykırıdır.
Akılda kalsın: Önce işaretle, sonra haber ver.
Düzenli bakım yaptırılan araçlarda motor daha verimli çalışır, yakıt daha iyi yanar ve egzozdan çıkan zararlı gaz miktarı azalır. Bu nedenle düzenli bakım, araç kaynaklı hava ve gürültü kirliliğini azaltmanın en etkili yollarından biridir.
Hava filtresinin, yağın, bujilerin ve egzoz sisteminin zamanında kontrol edilmesi; lastik basınçlarının doğru tutulması da yakıt tüketimini düşürerek çevreye katkı sağlar.
Akılda kalsın: Bakım çevreyi korur.
Tehlikeli eğimli yollarda karşılaşmada, yokuş yukarı çıkan aracın durup yeniden hareket etmesi daha zordur. Bu nedenle inen araç sürücüsü, varsa sığınma cebine girerek, yoksa sağa yanaşıp durarak çıkan araca yol verir.
Yokuş yukarı çıkan aracın geri manevra yapması hem kontrolü zorlaştırır hem de arkasındaki trafik için tehlike yaratır. İnen aracın durup beklemesi ise daha güvenli ve kolaydır.
Akılda kalsın: İnen bekler, çıkan geçer.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre kavşak, iki veya daha fazla karayolunun kesişmesi veya birleşmesi ile oluşan ortak alandır.
Kavşaklar, farklı yönlerden gelen araçların ve yayaların karşılaştığı en riskli noktalardır. Bu nedenle kavşaklara yaklaşırken hız azaltılır, geçiş hakkı kurallarına uyulur ve kavşak içinde geçme, duraklama ve park yapılmaz.
Akılda kalsın: Yollar buluşur, dikkat artar.
Sindirim yolu zehirlenmelerinde kusturma rutin bir ilk yardım uygulaması değildir. Özellikle besin zehirlenmesinde aradan zaman geçmişse madde mideden ilerlemiş olacağından kusturmak yarar sağlamaz ve yanlış bir uygulamadır.
Bilinci kapalı kişiler ile kostik (yakıcı) madde veya petrol ürünü içenler kesinlikle kusturulmaz. Zehrin kaynağı belirlenmeye çalışılır, ambalajı saklanır ve 112 aranır; danışmak için Ulusal Zehir Danışma Merkezi (114) de aranabilir.
Akılda kalsın: Zehirlenmede kusturma refleksle yapılmaz.
Kanda oksijen azaldığında ilk etkilenen organ beyindir. Baş dönmesi, bilinç bulanıklığı ve bilinç kaybı ortaya çıkar; kalp de zorlanarak düzensiz ve hızlı atabilir.
Kansızlık (anemi) ise kandaki alyuvar ya da hemoglobin miktarının azalmasıdır. Oksijen düşüklüğünün sonucu değil, oksijen taşıma kapasitesini azaltan bir durumdur. Sorunun cevabı budur.
Akılda kalsın: Önce beyin etkilenir.
Burkulmada ilk dönemde amaç şişliği ve ağrıyı azaltmaktır. Sıcak uygulama damarları genişleterek şişliği artırabileceği için ilk yardımda yanlış bir uygulamadır.
Doğru uygulamalar; bölgeyi dinlendirmek, soğuk uygulamak (buz doğrudan cilde değil, bir beze sarılarak), bölgeyi yukarıda tutmak ve gerekirse sargıyla desteklemektir. Ağrı ve şişlik geçmiyorsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Akılda kalsın: Burkulmaya buz, sıcak değil.
Kazazede, araçtan ancak yangın, patlama, su basması gibi hayati bir tehlike varsa veya ilk yardım araç içinde yapılamıyorsa çıkarılır. Çıkarma sırasında temel kural, yaralıya yeni bir zarar vermemektir.
Özellikle baş, boyun ve omurga yaralanması ihtimali her trafik kazasında düşünülmelidir. Yaralı çıkarılırken baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan hareket ettirilir; bunun için Rautek manevrası gibi teknikler kullanılır.
Akılda kalsın: Önce zarar verme, sonra yardım et.
Koma; kişinin sesli, dokunsal ya da ağrılı uyaranlara yanıt veremediği, öksürme ve yutma reflekslerinin zayıfladığı ya da kaybolduğu derin bilinç kaybı hâlidir.
Bu durumda en büyük tehlike, dilin geriye kayması veya kusmukla soluk yolunun tıkanmasıdır.
Akılda kalsın: Komadaki kişinin soluk yolu korunur.
Yanığın ciddiyeti, vücutta etkilenen yüzeyin genişliği ve hasarın deride ne kadar derine ulaştığı ile değerlendirilir. Derinliğe göre yanıklar birinci, ikinci ve üçüncü derece olarak sınıflandırılır.
Birinci derece yanıkta derinin üst tabakasında kızarıklık ve ağrı vardır; ikinci derecede su toplama (bül) görülür; üçüncü derecede ise tüm deri katmanları ve alttaki dokular etkilenir. Geniş yüzeyli yanıklar, derinliği az olsa bile ciddi sıvı kaybına yol açabilir.
Akılda kalsın: Yanıkta ölçü: ne kadar geniş, ne kadar derin.
Omurga kırığında omurilik zarar görme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Yanlış bir hareket kalıcı felce yol açabilir. Bu yüzden omurga kırığı olan kazazede mutlaka sedye ile, baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan taşınmalıdır.
Taşıma sırasında kazazede tek parça hâlinde hareket ettirilir; baş, boyun ve gövde aynı doğrultuda tutulur. Mümkünse taşımayı 112 ekiplerine bırakmak en güvenli yoldur.
Akılda kalsın: Omurgada sarsıntı felç demektir.
Asit ve baz gibi yakıcı maddeler ağız, yemek borusu ve mideyi tahriş eder. Bu kişiler kesinlikle kusturulmaz; çünkü madde geri gelirken aynı dokuları yeniden yakar ve solunum yoluna kaçabilir.
MEB'in doğru kabul ettiği uygulamaya göre, bilinci yerinde olan kişide su içirilerek kimyasal madde sulandırılır. Bilinci kapalı kişiye ağızdan hiçbir şey verilmez. Her durumda 112 aranır, gerekirse 114 Ulusal Zehir Danışma Merkezi'nden bilgi alınır ve içilen maddenin kabı sağlık ekibine gösterilir.
Akılda kalsın: Yakıcı içen kusturulmaz.
Yerçekimi nedeniyle kalp seviyesinin üzerine kaldırılan bir uzva kanın ulaşması zorlaşır. Bu nedenle kanayan bölgede kan basıncı düşer ve kanama azalır.
Bu uygulama doğrudan baskı ile birlikte yapılır. Kırık şüphesi olan kol veya bacak ise yükseltilmez; çünkü hareket kırığı ağırlaştırabilir.
Akılda kalsın: Yukarı kaldır, kan yavaşlasın.
Sıcak ortamda vücut, ısısını düşürmek için bol terler. Uzun süre devam eden terleme sonucunda vücut aşırı miktarda su ve tuz kaybeder; bu kayıp halsizlik, baş dönmesi, kas krampları ve bitkinliğe yol açar.
İlk yardımda kişi serin ve gölge bir yere alınır, sıkan giysileri gevşetilir, vücudu ıslak bezlerle serinletilir. Bilinci açık ve kusmuyorsa yudum yudum su içirilebilir; durumu ağırsa 112 aranır.
Akılda kalsın: Ter giderse güç gider.
Basınç noktaları, atardamarların kemik üzerinden geçtiği ve dışarıdan bastırılarak kan akışının azaltılabildiği yerlerdir. Omuz ve kol kanamalarında kullanılan nokta köprücük kemiğinin iç kısmındaki basınç noktasıdır.
Basınç noktasına baskı, doğrudan baskıyla durdurulamayan kanamalarda yardımcı olarak uygulanır. İlk tercih her zaman yaranın üzerine temiz bir bezle doğrudan baskı yapmaktır.
Akılda kalsın: Kanamanın üstündeki kemiğe bas.
Çıkık, bir eklemi oluşturan kemik uçlarının birbirinden ayrılarak eklem yüzeylerinin karşılıklı temasını kaybetmesidir. Bu nedenle çıkık yalnızca hareketli eklemlerde (omuz, dirsek, kalça, diz, parmaklar gibi) görülür.
Kemiklerin gövde kısmında görülen yaralanma çıkık değil kırıktır. Kafatası gibi oynamaz eklemlerde ise eklem hareketi olmadığı için çıkık oluşmaz.
Akılda kalsın: Eklem oynuyorsa çıkabilir.
Yağlama sisteminde yağın seviyesi, rengi ve kaçak olup olmadığı kontrol edilir. Bu kontroller yağın yeterli ve kullanılabilir durumda olup olmadığını gösterir.
Hava filtresi ise motorun emdiği havayı temizleyen bir elemandır ve hava emme (yakıt) sistemine aittir. Kontrol edilmesi gerekir ama yağlama sisteminin kontrolü sayılmaz.
Akılda kalsın: Hava filtresi havaya, yağ çubuğu yağa bakar.
Römork, çeken aracın arkasını kapatır; bu yüzden arkadaki sürücülerin çeken aracın sinyal ve fren lambalarını görmesi zorlaşır. Bu nedenle römorkta sinyal lambaları, fren lambaları ve arka lambaların çalışır durumda olması gerekir.
Römork lambaları, çeken araca soket bağlantısıyla bağlanır ve yola çıkmadan önce kontrol edilir.
Akılda kalsın: Yola çıkmadan lambaları test et.
Motosiklette hareket için gerekli güç motor tarafından üretilir. Yakıtın yanmasıyla oluşan enerji, motorda mekanik harekete dönüştürülür ve zincir, kayış veya şaft aracılığıyla arka tekerleğe iletilir.
Egzoz, balata ve kampana ise sırasıyla egzoz ve fren sistemlerine ait parçalardır.
Akılda kalsın: Motor güç verir, fren güç keser.
Süspansiyon sistemi; yaylar, amortisörler ve bağlantı parçalarından oluşur. Yoldaki bozukluklardan gelen sarsıntı ve titreşimleri sönümleyerek araç gövdesine ve yolculara iletilmesini azaltır.
Ayrıca tekerleklerin yolla temasını sürdürmesine yardım ederek yol tutuşunu ve fren güvenliğini destekler. Aşınmış amortisör, aracın sallanmasına ve fren mesafesinin uzamasına neden olabilir.
Akılda kalsın: Yol sarsar, süspansiyon sönümler.
Hız göstergesi (hız saati), aracın o anki hızını genellikle kilometre/saat (km/saat) cinsinden gösterir. Sürücü hız sınırlarına uyabilmek için bu göstergeyi düzenli olarak kontrol etmelidir.
Hız göstergesi çoğu zaman kilometre sayacıyla aynı kadranda bulunur; ancak ikisinin görevi farklıdır. Devir göstergesi ise motorun devrini gösterir ve vites değiştirme zamanını anlamaya yardımcı olur.
Akılda kalsın: Hız yolu, devir motoru gösterir.
Havalı fren sisteminde bir kompresör havayı sıkıştırıp hava tanklarında depolar. Fren pedalına basıldığında bu basınçlı hava fren körüklerine gönderilerek frenleme sağlanır.
Havalı frenler kamyon, otobüs ve çekici gibi ağır taşıtlarda kullanılır; çünkü bu araçlar çok büyük frenleme kuvvetine ihtiyaç duyar.
Akılda kalsın: Kamyon havayla durur.
Kuru tip (kâğıt) hava filtreleri basınçlı hava ile temizlenir. Hava, normal akış yönünün tersine, yani filtrenin iç tarafından dışa doğru tutulur; böylece gözeneklere sıkışan toz dışarı atılır.
Filtreyi suyla yıkamak kâğıt elemanı bozar. Temizlikle düzelmeyecek kadar kirlenmiş veya yırtılmış filtre ise yenisiyle değiştirilmelidir.
Akılda kalsın: Filtreye su değil, hava.
Devir saati (takometre), motor krank milinin dakikadaki dönüş sayısını gösterir. Sürücü bu bilgiyle vites değiştirme zamanını belirler ve motoru kırmızı bölgeye (aşırı devir) çıkarmaktan kaçınır.
Uygun devir aralığında sürmek hem yakıt tasarrufu sağlar hem de motorun ömrünü uzatır.
Akılda kalsın: Kırmızı bölgeye çıkmayın.
Debriyaj, motor ile vites kutusu arasındaki güç bağlantısını keser. Yalnızca hızı azaltmak için fren yapılırken debriyaja basmak motor freninden yararlanmayı engeller ve aracın boşta kaymasına neden olur.
Yavaşlarken debriyaj bırakılı kalmalı, motor freni frenlemeye yardımcı olmalıdır. Hız çok düştüğünde ya da araç durmak üzereyken debriyaja basılarak motorun stop etmesi önlenir.
Akılda kalsın: Motor freni sizin yardımcınızdır.
Trafik kazaları, ülke ekonomisini ciddi şekilde olumsuz etkiler. Maddi hasar miktarı, iş gücü kaybı, yaralıların tedavi süreçleri ve maliyetleri, trafik sigortası ödemeleri, mahkeme masrafları gibi kalemler, ülke ekonomisine önemli bir yük getirir. Türkiye'de yıllık trafik kazalarının ekonomiye maliyeti milyarlarca lirayı bulmaktadır. Bu maliyetler, sağlık harcamalarını, sigorta primlerini, araç tamirat maliyetlerini ve üretim kayıplarını kapsar.
Akılda kalsın: Kaza ekonomiye zarardır, güvenlik kazançtır!
Tedbirsiz ve saygısız araç kullanma; başkalarının güvenliğini ve haklarını hiçe sayan davranışlardır. Hız kurallarına uymak ise doğru ve sorumlu bir sürücü davranışıdır; bu nedenle tedbirsizlik örneği değildir.
Elde telefon kullanmak, diğer sürücüleri korkutmak, yayalara su sıçratmak, gereksiz korna çalmak ve makas atmak tedbirsiz ve saygısız davranışlara örnektir.
Akılda kalsın: Kurala uyan saygı gösterir.
Korna yalnızca uyarı amacıyla ve gerektiğinde kullanılmalıdır. Selamlaşma, kutlama, öfke gösterme gibi amaçlarla korna çalmak doğru değildir; bu nedenle "uyarı amacı dışında kullanılabilir" ifadesi yanlıştır.
Kornanın sabit tonlu olması, çevreyi rahatsız etmeyecek ve korkutmayacak şekilde kullanılması gerekir. Gereksiz korna kullanımı gürültü kirliliğine yol açar ve insanların huzurunu bozar.
Akılda kalsın: Korna uyarmak içindir, konuşmak için değil.
Trafik kazalarının nedenleri genel olarak insan (sürücü, yaya, yolcu), araç ve yol-çevre faktörleri olarak gruplandırılır. Bunlardan yalnızca sürücünün kendi tercihi ve davranışıyla ortaya çıkanlar sürücü kaynaklı nedenlerdir.
Alkollü araç kullanmak, tamamen sürücünün kararıyla ortaya çıkan bir davranıştır. Alkol, tepki süresini uzatır, mesafe ve hız algısını bozar, dikkati dağıtır ve kişide sahte bir özgüven oluşturur; bu yüzden kazaların en tehlikeli sürücü kaynaklı nedenlerinden biridir.
Akılda kalsın: Alkol varsa direksiyon yok.
Pek çok sürücü kuralları bilir ama her zaman uygulamaz. Asıl sorun, kuralların davranış ve alışkanlık hâline gelmemiş olmasıdır. Kurallar ancak her sürüşte, denetim olsun olmasın uygulandığında içselleşir.
Trafik eğitimi bu nedenle yalnızca bilgi vermeyi değil, doğru davranışların tekrarlanarak kalıcı hâle getirilmesini de amaçlar.
Akılda kalsın: Kural kafada değil, davranışta yaşar.
Araştırmalar, kandaki alkol miktarı arttıkça kaza yapma riskinin de hızla arttığını göstermektedir. Alkol; reaksiyon süresini uzatır, dikkat ve koordinasyonu bozar, mesafe ve hız algısını zayıflatır ve aşırı özgüvene yol açar.
Az miktarda alkol bile sürüş becerilerini olumsuz etkiler; bu nedenle en güvenli kural, alkol aldıktan sonra hiç araç kullanmamaktır.
Akılda kalsın: İçtiysen sürme.
Yanlışlarınız kaybolmasın. Ücretsiz hesap açarsanız çözdüğünüz sorular kaydedilir ve en çok zorlandığınız dersi panelinizde görürsünüz.
Ücretsiz hesap aç Premium nedir?Deneme sınavı nasıl çalışır?
Bu deneme, MEB'in yazılı e-Sınavıyla aynı biçimde hazırlanır: 50 soru, 45 dakika süre ve her doğru cevap 2 puan. Sorular gerçek sınavdaki ders dağılımına göre seçilir: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Görselli levha soruları da Trafik ve Çevre bölümünde yer alır.
Sınavı geçmek için 100 üzerinden en az 70 puan, yani en az 35 doğru cevap gerekir. Yanlış cevaplar doğruları götürmez; bu yüzden boş soru bırakmak yerine en mantıklı şıkkı işaretlemek avantajlıdır. Süre dolduğunda sınav kendiliğinden biter.
Sınav bitince puanınızı, ders bazında doğru sayınızı ve yanlış yaptığınız soruları görürsünüz. Her sorunun ayrıntılı açıklamasına "Cevapları incele" ile ulaşabilirsiniz. Her denemede sorular yeniden seçildiği için aynı testi tekrar çözmek yerine yeni bir deneme başlatmanız önerilir.
Verimli çalışma için
- İlk denemeden sonra en çok yanlış yaptığınız dersi belirleyip ders konularına dönün.
- Levha sorularında zorlanıyorsanız resimli trafik işaretleri sayfasını tekrar edin.
- Sınav öncesi son haftada her gün en az bir deneme çözüp süreyi yönetmeyi alıştırın.
- Sınav kuralları ve geçme notu için ehliyet sınavı rehberine bakın.