Ehliyet Sınav Soruları 27
Gerçek e-Sınav formatında: 50 soru · 45 dakika · geçme puanı 70. Cevaplar sınav bitince gösterilir.
Bu testte öne çıkan konular: çevre bilgisi, dönüş ışığı, motosiklet güvenliği, mavi duman ve otoyol. Ders dağılımı: Trafik ve Çevre Bilgisi 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6 soru; MEB e-Sınav ile aynı ders dağılımında hazırlandı. Aynı soruları PDF ve cevap anahtarı olarak da indirebilirsiniz. Bitirince Test 28 ile devam edin.
- 50soru
- 45dakika
- 70geçme puanı
- 2puan / soru
Sorular gerçek sınavdaki gibi dağıtılır: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Cevaplarınızı sınav bitene kadar değiştirebilirsiniz. Süre dolunca sınav otomatik biter.
Süresiz pratik modu: aynı dağılımla 50 soru, her cevaptan sonra açıklama →
Karşılıklı trafik akımlarının refüj (orta şerit, ada) ile birbirinden ayrıldığı kara yoluna bölünmüş yol denir. Şekilde iki yön, ortadaki yeşil alanla fiziksel olarak ayrılmıştır.
Bölünmüş yollarda her yönün kendi şeritleri vardır; karşı yöne geçmek yalnızca izin verilen yerlerden yapılır.
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Sola dönecek sürücü sola dönüş lambasını yakmalı ve hızını azaltmalıdır. Sola dönüş geniş bir kavisle yapılır; dar kavisle dönmek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmeye yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap I ve II'dir.
Sağa dönüşlerde ise dar bir kavis çizilir.
Takip mesafesi, metre cinsinden saatteki hızın en az yarısı kadar olmalıdır. Saatte 70 km hızla giden 1 numaralı araç için bu mesafe 70 ÷ 2 = 35 metredir.
Yağış, gece ve kaygan yol gibi durumlarda bu mesafe artırılmalıdır.
Bu tehlike uyarı işareti, ileride kasisli (tümsekli) bir yola girileceğini bildirir.
Bu levhayı gören sürücü hızını azaltmalı, direksiyonu sıkı tutmalı ve kasisi ani fren yapmadan, düşük hızla geçmelidir.
Karşılıklı trafik akımlarının refüj (orta şerit, ada) ile birbirinden ayrıldığı kara yoluna bölünmüş yol denir. Şekilde iki yön, ortadaki yeşil alanla fiziksel olarak ayrılmıştır.
Bölünmüş yollarda her yönün kendi şeritleri vardır; karşı yöne geçmek yalnızca izin verilen yerlerden yapılır.
Taşıt yolu üzerine yazılan rakam, o yol kesiminde uyulması gereken azami (en yüksek) hız sınırını bildiren bir yatay işarettir; şekildeki işaret saatte 50 km'yi aşmamak gerektiğini gösterir.
Yatay işaretler de levhalar gibi bağlayıcıdır; yağış ve trafik yoğunluğunda hız bu sınırın da altına indirilmelidir.
Sola dönecek sürücü sola dönüş lambasını yakmalı ve hızını azaltmalıdır. Sola dönüş geniş bir kavisle yapılır; dar kavisle dönmek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmeye yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap I ve II'dir.
Sağa dönüşlerde ise dar bir kavis çizilir.
Dönüş ışıkları yalnızca sürücünün yön değiştirme niyetini bildirmek için kullanılır: kavşakta dönüş, şerit değiştirme, park yerine giriş-çıkış ve yola katılma gibi.
Arkadaki sürücüye sol sinyal vererek "geç" demek yasaktır; çünkü arkadaki sürücü bunu sola dönüş ya da şerit değiştirme olarak da algılayabilir. Bu belirsizlik, özellikle geçiş sırasında ciddi kazalara yol açar.
Akılda kalsın: Sinyal niyettir, davet değil.
Karayollarında araçların seyretmesine izin verilen en üst hız sınırına azami hız denir. Bu sınır yol ve araç türüne göre belirlenir ve levhalarla da gösterilebilir.
Azami hız, her koşulda o hızla gidilebileceği anlamına gelmez. Yağmur, sis, kar, yoğun trafik veya kötü yol koşullarında hız sınırın altına düşürülmelidir.
Akılda kalsın: Sınır hedef değildir.
Okul taşıtlarının diğer taşıtlardan ayırt edilebilmesi için aracın önünde ve arkasında "OKUL TAŞITI" yazısı ve arkasında öğrenci indirip bindirirken yakılan "DUR" ışıklı işareti bulunur.
Bu işaretler diğer sürücülerin okul taşıtı çevresinde daha dikkatli davranmasını sağlar.
Akılda kalsın: DUR yanıyorsa dur ve bekle.
Trafik mevzuatına göre sürücülerin; kişileri korkutması veya şaşırtması, su, çamur ve benzerlerini sıçratması, atması veya dökmesi ve keyfî davranışlarla yaya veya araç trafiğini tehlikeye düşürmesi, kişilere zarar verebilecek tedbirsiz ve saygısız davranışlardır.
Bu nedenle doğru cevap üç davranışın tamamını kapsayan seçenektir. Bu tür davranışlar hem trafik kuralı ihlalidir hem de trafik adabına aykırıdır.
Akılda kalsın: Yolda herkese saygı.
Otoyola girerken sürücü, hızlanma şeridini kullanarak hızını otoyoldaki trafiğin hızına uydurmalıdır. Böylece ana yoldaki araçların akışını bozmadan güvenli şekilde katılım sağlanır.
Hızlanma şeridinde sinyal verilir, aynalar ve kör nokta kontrol edilir; ana yoldaki trafikte uygun boşluk bulunduğunda şeride geçilir. Otoyoldaki araçların geçiş üstünlüğü vardır.
Akılda kalsın: Girerken hızlan, çıkarken yavaşla.
Araçlar belirlenen dönemlerde periyodik muayeneye girer. Bunun dışında araç üzerinde teknik değişiklik yapıldığında da aracın teknik muayeneden geçirilmesi zorunludur.
Teknik değişiklik; aracın kasası, motoru, yakıt sistemi veya taşıma kapasitesi gibi özelliklerinde yapılan değişiklikleri kapsar. Muayene, bu değişikliklerin güvenlik koşullarına uygun olup olmadığını denetler.
Akılda kalsın: Değişiklik yaptıysan muayeneye götür.
Bu tür sorularda yalnızca tablodaki verilere dayanan sonuç seçilmelidir. Tabloda iki bilgi vardır: araç sayısı ve kazalarda ölen kişi sayısı. Türkiye'de araç sayısı daha az olduğu hâlde ölü sayısı benzer ya da daha yüksekse, bu araç başına düşen ölüm oranının ülkemizde daha yüksek olduğunu gösterir.
Trafik işaretlerinin yetersizliği, yol altyapısı ya da trafik yoğunluğu gibi yorumlar kazalarla ilgili olabilir; ancak tabloda bu konulara ait veri bulunmadığı için doğrudan bu sonuca ulaşılamaz.
Akılda kalsın: Veride yoksa sonuçta da yok.
Işıklı işaret veya görevli bulunmayan, ancak işaretlerle belirlenmiş yaya ve okul geçitlerinde geçiş önceliği yayalara aittir. Sürücüler geçide yaklaşırken hızlarını azaltır, geçitte veya geçmek üzere olan yaya varsa durarak onların güvenle karşıya geçmesini bekler.
Okul geçitlerinde bu kural daha da hassas uygulanmalıdır; çocuklar ani ve öngörülemez hareketler yapabilir. Sürücünün sabırlı ve dikkatli olması, ciddi kazaların önüne geçer.
Akılda kalsın: Geçitte yaya önce.
Teknik muayene, aracın yol ve trafik güvenliği açısından uygun olup olmadığının kontrol edilmesidir. Araçlar belirli aralıklarla periyodik muayeneye girer; ancak araç üzerinde teknik değişiklik yapıldığında bu değişikliğin uygunluğu da muayenede kontrol edilmelidir.
Örneğin araca LPG sistemi takılması veya araç tipini etkileyen bir tadilat yapılması, aracın özelliklerini değiştirir. Bu nedenle değişiklik sonrası muayene yaptırılması zorunludur.
Akılda kalsın: Araç değişirse muayene yenilenir.
Bakımı düzenli yapılan bir araçta motor daha verimli çalışır; yakıt daha iyi yanar, yakıt tüketimi ve egzozdan çıkan zararlı gazlar azalır. Bu nedenle periyodik bakımların zamanında yaptırılması çevre kirliliğini azaltan en önemli sürücü davranışlarındandır.
Hava filtresi, yağ, bujiler ve egzoz sistemi bakımı ihmal edilen araçlarda yanma bozulur ve emisyon artar. Ayrıca araçların egzoz emisyon ölçümleri, muayenelerde kontrol edilir.
Akılda kalsın: Bakımlı araç, temiz hava.
Okul taşıtlarının arkasındaki ışıklı DUR işareti, taşıt durup öğrenciler indirilirken ya da bindirilirken yakılır. Bu işaret, çevredeki sürücüleri araç etrafında çocukların bulunduğu konusunda uyarır.
Bu işareti gören sürücüler hızlarını azaltmalı, gerekirse durmalı ve öğrencilerin güvenle geçmesini beklemelidir. Çocuklar taşıtın önünden ya da arkasından aniden yola çıkabileceği için bu anlar özellikle tehlikelidir.
Akılda kalsın: DUR ışığı = çocuk var.
Güvenilir motosiklet sürücüsü hem kendini hem yolcusunu korur. Koruma başlığı ve koruma gözlüğü kullanmak ile yolcuya da koruma başlığı taktırmak bu sorumluluğun gereğidir.
Aşınmış lastikle motosiklet kullanmak ise yol tutuşunu azaltır, fren mesafesini uzatır ve özellikle ıslak zeminde kaymaya neden olur. İki tekerlekli bir araçta bu durum doğrudan devrilme ve ciddi yaralanma riski demektir.
Akılda kalsın: Kask takılır, lastik yenilenir.
Gürültü, kişilerin huzurunu, ruh ve beden sağlığını bozacak düzeydeki istenmeyen seslerdir. Trafik, kentlerdeki en önemli gürültü kaynaklarından biridir.
Gereksiz korna çalmak, egzoz susturucusunu çıkarmak ya da delik egzozla araç kullanmak, yüksek sesle müzik dinlemek trafik kaynaklı gürültüyü artırır.
Akılda kalsın: Gereksiz korna çalınmaz.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 106. maddesine göre sürücülerin eğimli bir yolda motoru durdurup vitesi boşa alarak araç sürmeleri yasaktır. İniş eğimli yollar, çıkışta kullanılacak vitesle inilmelidir.
Vites boştayken motor freni devre dışı kalır, araç hızla ivmelenir ve sürücü yalnızca frenlere güvenmek zorunda kalır. Uzun inişlerde bu durum frenlerin aşırı ısınıp tutmamasına yol açabilir.
Akılda kalsın: İnişte boş vites, frene ihanet.
Aralıklı yanıp sönen sarı ışık, sürücüye yavaşlaması ve dikkatli geçmesi gerektiğini bildiren bir uyarıdır. Genellikle trafiğin az olduğu saatlerde veya ışıkların devre dışı kaldığı kavşaklarda kullanılır.
Bu durumda kavşakta geçiş üstünlüğü kurallarına ve varsa trafik işaretlerine uyulur. Sürücü kavşağa yaklaşırken çevresini kontrol eder, gerekiyorsa durmaya hazırlıklı olur.
Akılda kalsın: Sarı söner yanarsa ayağın frene yakın olsun.
Trafik kazalarının oluşumunda üç unsur rol oynar: insan, araç ve yol (çevre). Bunlar arasında en büyük pay insana aittir; hız ihlali, takip mesafesine uymama, dikkatsizlik ve kurallara aykırı geçme gibi sürücü davranışları kazaların başlıca nedenleridir.
Bu nedenle kazaları önlemenin en etkili yolu, kurallara uymayı bir alışkanlık hâline getirmiş, bilinçli bireyler yetiştirmektir. Trafik eğitimi, sürücü kurslarındaki derslerin de temel amacıdır.
Akılda kalsın: Kural alışkanlıksa kaza istisnadır.
Üçüncü derece yanıkta derinin tüm katmanları ve altındaki dokular (kas, sinir, damar) etkilenir. Deri beyaz, kahverengi ya da kömürleşmiş görünür.
Sinir uçları harap olduğu için yanık bölgesinde ağrı az ya da hiç hissedilmez. Bu, yanığın hafif olduğu anlamına gelmez; tam tersine en ağır yanıktır.
Akılda kalsın: Ağrının yokluğu ağırlığın işaretidir.
Burkulma, eklemin normal hareket sınırını aşan ani bir zorlanmayla eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılıp yeniden yerine gelmesidir. Bu sırada eklemi bir arada tutan bağlar gerilir veya zedelenir.
Burkulmada ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı görülür. İlk yardımda eklem hareketsiz bırakılır, soğuk uygulama yapılır, bölge yukarı kaldırılır ve gerekirse sargıyla desteklenir.
Akılda kalsın: Burkulma geçer, çıkık kalır.
Çıkık, bir eklemi oluşturan kemiklerin eklem yüzeylerinin birbirinden ayrılması, yani kemik uçlarının yerinden çıkmasıdır. En sık omuz, dirsek, parmak ve kalça eklemlerinde görülür.
Çıkıkta eklemde şekil bozukluğu, şiddetli ağrı, şişlik ve hareket kaybı görülür. İlk yardımda çıkık yerine oturtulmaya çalışılmaz; eklem bulunduğu pozisyonda tespit edilir ve kazazede sağlık kuruluşuna ulaştırılır.
Akılda kalsın: Çıkığı yerine oturtma.
Elektrik akımı vücuttan geçerken özellikle kalp, solunum ve sinir sistemini etkiler; ayrıca akımın giriş ve çıkış noktalarında yanıklar oluşturur. İshal veya kabızlık elektrik çarpmasının bilinen bir etkisi değildir.
Elektrik çarpmasında ilk iş akımı kesmektir: sigorta kapatılır veya fiş çekilir. Akım kesilemiyorsa kuru tahta gibi iletken olmayan bir malzemeyle kişi kaynaktan uzaklaştırılır. Ardından 112 aranır ve hayati bulgular kontrol edilir.
Akılda kalsın: Önce akımı kes, sonra dokun.
Bebeklerde (1 yaş altı) tam tıkanma varsa bebek, yüzü aşağıda ve başı gövdesinden daha aşağıda olacak şekilde ilk yardımcının kolu üzerine yatırılır; çenesi elle desteklenir.
Avuç içiyle kürek kemiklerinin arasına 5 kez vurulur. Cisim çıkmazsa bebek sırtüstü çevrilip göğüs kemiği üzerine iki parmakla 5 kez bası uygulanır. Cisim çıkana ya da bebek bilincini kaybedene kadar bu döngü sürdürülür. Bilinç kaybolursa temel yaşam desteğine geçilir ve 112 aranır.
Akılda kalsın: Bebeğin başı gövdeden aşağıda olmalı.
Holger-Nielsen yöntemi, yaralı yüzüstü yatırılarak sırtına bastırma ve kollarının kaldırılmasıyla göğüs kafesinin genişletilmesi esasına dayanan bir suni solunum yöntemidir. Ağızdan ağıza ya da ağızdan buruna soluk vermenin mümkün olmadığı durumlarda, özellikle ağız ve burun çevresinde kanamalı yaralanma olduğunda tercih edilir.
Yüzüstü pozisyon sayesinde ağız ve burundaki kan dışarı akar ve hava yolunu tıkamaz. Ancak omurga, göğüs ve karın yaralanmalarında yaralının yüzüstü çevrilmesi ve sırtına baskı yapılması ek zarar oluşturabileceği için bu yöntem kullanılmaz.
Akılda kalsın: Ağza üfleyemiyorsan sırttan bastır.
Yapay solunum ve kalp masajı, kazazede sert ve düz bir zeminde sırtüstü yatırılarak uygulanır. Bu pozisyonda baş geri-çene yukarı yapılarak hava yolu açılabilir ve göğüs basısı etkili şekilde uygulanabilir.
Kazazede yüzüstü bulunduysa baş, boyun ve gövde aynı eksende tutularak sırtüstü çevrilir.
Akılda kalsın: Sırtüstü yatır, hayat ver.
Toplardamarlar, dokulardan kalbe oksijeni azalmış kanı taşır. Bu nedenle toplardamar kanaması koyu kırmızı renklidir ve fışkırmadan, yayılarak akar.
Atardamar kanaması açık kırmızı ve kalp atımlarıyla uyumlu fışkırır; kılcal damar kanaması ise sızıntı şeklindedir. Kanamanın türünü tanımak, ne kadar acil ve hangi yöntemle müdahale edileceğini belirlemeye yardım eder.
Akılda kalsın: Koyu ve yayılan: toplardamar.
Kusma ya da bulantısı olan kişide en büyük tehlike, kusmuğun soluk yoluna kaçmasıdır. Yan yatış pozisyonunda kusmuk ağızdan dışarı akar ve soluk yolu açık kalır.
Bu nedenle bilinci bulanık, bulantılı ya da kusan yaralılar (omurga yaralanması şüphesi yoksa) yan yatırılarak taşınır.
Akılda kalsın: Kusmuk dışarı aksın.
Kalp masajı, kalbin pompalama görevini dışarıdan üstlenmek için yapılır. Bu nedenle uygulanabilmesi için dolaşımın durmuş olması, yani kalbin etkili şekilde atmıyor olması gerekir. Kalbi çalışan birine kalp masajı yapılmaz.
Günümüzdeki uygulamada, ilk yardımcının nabız aramakla zaman kaybetmemesi için bilinci kapalı ve normal solunumu olmayan kişide dolaşımın durduğu kabul edilir ve temel yaşam desteğine başlanır. Bu yaklaşım, dolaşımı durmuş kişiye kalp masajı yapılması ilkesinin pratik uygulamasıdır.
Akılda kalsın: Kalp durduysa kalp masajı.
Omurga, içinden geçen omuriliği koruyan kemik yapıdır. Omurgası zarar görmüş bir yaralı oturtulur, döndürülür ya da gelişigüzel taşınırsa kırık kemik parçaları omuriliğe baskı yapabilir veya onu kesebilir.
Bu nedenle omurga yaralısı baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan hareketsiz tutulur ve sağlık ekibine bu şekilde teslim edilir. Amaç, sinir zedelenmesine bağlı kalıcı felci önlemektir.
Akılda kalsın: Omurga şüphesi varsa: kımıldatma, oturtma, eksen bozma.
Dizel motorlarda kontak açıldığında ısıtma bujileri yanma odasını ısıtır ve gösterge panelinde ısıtma bujisi ikaz ışığı yanar. Bu ışık söndüğünde ön ısıtma tamamlanmış demektir ve marşa basılabilir.
Işık sönmeden marşa basmak, özellikle soğuk havalarda motorun zor çalışmasına, aküye ve marş motoruna gereksiz yük binmesine neden olur.
Akılda kalsın: Önce ısıt, sonra çalıştır.
Hava filtresi, motorun emdiği havadaki toz, kum ve diğer parçacıkları tutarak silindirlere temiz hava girmesini sağlar. Kirli hava silindir, piston ve segmanların hızla aşınmasına yol açar.
Hava filtresi tıkandığında motor yeterli hava alamaz; güç kaybı, yakıt tüketiminde artış ve egzozdan siyah duman görülebilir.
Akılda kalsın: Temiz hava, uzun ömür.
Dönüş, şerit değiştirme ve parktan çıkma gibi manevralar, sinyal (dönüş) lambaları ile önceden bildirilir. Bu lambalar aracın ön, arka ve çoğu zaman yan kısımlarında turuncu renkte yanıp söner.
Sinyali manevradan yeterince önce vermek, arkadaki ve karşıdaki sürücülerin hızlarını ve konumlarını ayarlamasına fırsat tanır. Manevra bitince sinyalin kapandığından emin olunmalıdır.
Akılda kalsın: Önce sinyal, sonra manevra.
Debriyaj pedalına basıldığında motor ile vites kutusu arasındaki bağlantı kesilir. Böylece marş motoru yalnızca motoru döndürür, vites kutusundaki dişlileri ve yağı döndürmek zorunda kalmaz.
Bu durum özellikle soğuk havalarda koyulaşan şanzıman yağının oluşturduğu direnci ortadan kaldırır; marş motorunun ve akünün yükü azalır, motor daha kolay çalışır. Ayrıca araç yanlışlıkla viteste bırakılmışsa ileri fırlaması da önlenir.
Akılda kalsın: Debriyaj marşın yükünü hafifletir.
Motorun yakıtı yakabilmesi için yeterli miktarda temiz havaya ihtiyacı vardır. Hava filtresi kirlenip tıkandığında silindirlere giren hava azalır, karışım zenginleşir ve yanma kötüleşir; bunun sonucunda motor gücü azalır.
Kirli filtre aynı zamanda yakıt tüketimini artırır ve egzozdan siyah duman çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle hava filtresi bakım aralıklarında temizlenmeli ya da değiştirilmelidir.
Akılda kalsın: Temiz filtre, güçlü motor.
Yakıt göstergesi, depodaki şamandıralı bir ölçüm düzeneğinden aldığı bilgiyle yakıt miktarını gösterge panelinde gösterir.
Yakıt azaldığında birçok araçta ayrıca uyarı lambası yanar. Yakıtın tamamen bitmesi, özellikle dizel motorlarda yakıt sistemine hava girmesine ve aracın yeniden çalıştırılmasının zorlaşmasına yol açabilir.
Akılda kalsın: Gösterge düşükse beklemeyin, yakıt alın.
Egzoz dumanının rengi motorun durumu hakkında ipucu verir. Mavi duman, motor yağının yanma odasına sızıp yakıtla birlikte yandığını, yani motorun yağ yaktığını gösterir.
Bu durum genellikle segmanların, pistonların veya supap keçelerinin aşınmasından kaynaklanır. Yağ seviyesi sık sık azalıyorsa motor servise götürülmelidir.
Akılda kalsın: Mavi = yağ yanıyor.
Nem ve su, ateşleme sistemindeki yüksek gerilimin buji kablolarından ve bobinden kaçmasına neden olur. Kıvılcım bujiye yeterince ulaşmayınca motor zor çalışır. Bu durumda buji kabloları ve bobin kurulanmalıdır.
Kurulama işlemi kontak kapalıyken, temiz ve kuru bir bezle yapılmalıdır. Sorun sık tekrarlanıyorsa kabloların yalıtımı bozulmuş olabilir ve değiştirilmeleri gerekir.
Akılda kalsın: Islanan kabloyu kurula.
Fren yapıldığında balata, diske (veya kampana yüzeyine) bastırılarak aracı yavaşlatır. Bu iki yüzey arasına toz, kum veya küçük parçacıklar sıkışırsa frenleme sırasında sürtünme ve cızırtı sesi duyulur.
Sıkışan parçacıklar disk yüzeyinde çizik ve düzensiz aşınmaya yol açabilir. Ses devam ederse fren sistemi kontrol ettirilmeli, balata kalınlığı da gözden geçirilmelidir.
Akılda kalsın: Ses yapan fren, bakım ister.
Trafik psikolojisi, trafikteki insan davranışını inceleyen bilim dalıdır. Hedefleri; trafik kültürünün ve güvenlik bilincinin gelişmesine katkıda bulunmak, insan faktöründen kaynaklanan kazaları azaltmak ve kazaların insan, araç ve çevreye verdiği zararı azaltmaktır.
Sürücülerin algı, dikkat, karar verme, stres ve öfke gibi özelliklerinin sürüşe etkisini inceleyerek eğitim ve önleme çalışmalarına yön verir.
Akılda kalsın: Davranışı anla, kazayı azalt.
Kolunda üç siyah yuvarlaklı sarı bant takan ve beyaz baston kullanan kişi görme engelli bir yayadır. Bu yaya, gelen araçları göremediği için tamamen sürücünün dikkatine güvenir.
Sürücü böyle bir yayayı gördüğünde yavaşlamalı, gerekirse durmalı ve yayanın güvenle geçmesini sağlamalıdır. Gerekiyorsa aracından inip yardım etmek trafik adabının güzel bir örneğidir.
Akılda kalsın: Göremeyen yayanın gözü siz olun.
Trafik ortamını paylaşanların hoşgörülü olması ve bencillikten uzak durması trafik düzenini ve güvenliğini olumlu etkiler.
Olaylara aşırı tepki göstermek ise gerginliği ve kaza riskini artırır; bu yüzden cevap I ve II'dir.
Trafik sıkışıklığında korna çalmak trafiği açmaz, yalnızca çevredekileri gürültü kirliliğine maruz bırakır ve gerginliği artırır. Bu davranış, trafikte sabır değerine sahip olunmadığını gösterir. Sabırlı sürücü sıkışıklığın doğal olduğunu kabul eder, sırasını bekler ve gereksiz yere korna çalmaz.
Hatırla: Sıkışıklıkta sürekli korna = sabırsızlık.
Cümlede yapılan tanım, trafik adabı kavramını eksiksiz bir şekilde açıklamaktadır. Trafik adabı, sürücülerin sadece kanunlara ve yazılı kurallara uymasının ötesine geçen, karşılıklı anlayış, empati, saygı ve nezaket gerektiren davranışları içerir. Bu davranışlar, bir zorunluluktan değil, içselleştirilmiş bir kültürden kaynaklanır. Trafik adabına sahip bir sürücü, trafik polisi veya ceza korkusu olmadan kurallara uyar, diğer sürücülere ve yayalara karşı sabırlı ve saygılı davranır, trafikteki yazılı olmayan nezaket kurallarını (örneğin fermuar sistemiyle birleşme, yol verme, teşekkür etme) alışkanlık haline getirir.
Akılda kalsın: Trafik adabı, kuralların ötesinde, insan olmanın gereğidir.
Öfkeye kapılan sürücüde dikkat dağılır ve kural ihlalleri artar. Öfke sabırsızlığı ve tahammülsüzlüğü azaltmaz, aksine artırır; bu nedenle III. ifade yanlıştır.
Öfkelendiğinizde derin nefes almak, mesafeyi artırmak ve karşılık vermemek kazaları önler.
Yanlışlarınız kaybolmasın. Ücretsiz hesap açarsanız çözdüğünüz sorular kaydedilir ve en çok zorlandığınız dersi panelinizde görürsünüz.
Ücretsiz hesap aç Premium nedir?Deneme sınavı nasıl çalışır?
Bu deneme, MEB'in yazılı e-Sınavıyla aynı biçimde hazırlanır: 50 soru, 45 dakika süre ve her doğru cevap 2 puan. Sorular gerçek sınavdaki ders dağılımına göre seçilir: Trafik ve Çevre 23, İlk Yardım 12, Motor ve Araç Tekniği 9, Trafik Adabı 6. Görselli levha soruları da Trafik ve Çevre bölümünde yer alır.
Sınavı geçmek için 100 üzerinden en az 70 puan, yani en az 35 doğru cevap gerekir. Yanlış cevaplar doğruları götürmez; bu yüzden boş soru bırakmak yerine en mantıklı şıkkı işaretlemek avantajlıdır. Süre dolduğunda sınav kendiliğinden biter.
Sınav bitince puanınızı, ders bazında doğru sayınızı ve yanlış yaptığınız soruları görürsünüz. Her sorunun ayrıntılı açıklamasına "Cevapları incele" ile ulaşabilirsiniz. Her denemede sorular yeniden seçildiği için aynı testi tekrar çözmek yerine yeni bir deneme başlatmanız önerilir.
Verimli çalışma için
- İlk denemeden sonra en çok yanlış yaptığınız dersi belirleyip ders konularına dönün.
- Levha sorularında zorlanıyorsanız resimli trafik işaretleri sayfasını tekrar edin.
- Sınav öncesi son haftada her gün en az bir deneme çözüp süreyi yönetmeyi alıştırın.
- Sınav kuralları ve geçme notu için ehliyet sınavı rehberine bakın.