İlk Yardım Ehliyet Sınav Soruları 1
25 soru · Her cevaptan sonra doğru şık ve açıklama gösterilir.
Bu testteki 25 soru yalnızca İlk Yardım dersinden; öne çıkan konular: yanık derecesi, yaralı taşıma, kaburga kırığı, göğüs yaralanması ve akciğer. Her cevaptan sonra doğru şık ve açıklama gösterilir. Bitirince İlk Yardım 2 ile devam edin; tüm ilk yardım testleri.
Kol kemiği kırığı olan ve bilinci açık, genel durumu iyi yaralı, kolu sabitlendikten sonra oturarak ya da yürüyerek taşınabilir. Bu kırık solunum ve dolaşımı doğrudan tehdit etmez.
Şok, omurga ve kalça kırığı gibi durumlarda ise yaralı mutlaka yatar pozisyonda ve sedyeyle taşınmalıdır.
Akılda kalsın: Pozisyon yaralıya göre seçilir.
Yaralıyı araçtan çıkarmaya başlamadan önce hem yaralının hem de ilk yardımcının güvenliği sağlanmalıdır. Bunun için önce kontak kapatılarak motor durdurulur ve araç sabitlenir; el freni çekilir, aracın kaymasına ya da devrilmesine karşı önlem alınır.
Çalışan bir motor yangın riskini artırır, sabitlenmemiş bir araç ise kurtarma sırasında hareket ederek yeni yaralanmalara yol açabilir. Araç güvenli hâle geldikten sonra çıkış yolu açılır ve yaralı uygun teknikle çıkarılır.
Akılda kalsın: Önce kontak, sonra kurtarma.
Çıkıkta eklemi oluşturan kemikler yerinden çıktığı için eklemde şekil bozukluğu, şişlik, morarma ve hareket kaybı görülür. Ağrı ise hareketle artar, azalmaz.
Bu nedenle hareketle azalan ağrı çıkığın belirtisi değildir. Çıkık şüphesinde eklem hareket ettirilmez ve sabitlenir.
Akılda kalsın: Oynatırsan acır, oynatma.
Omurilik, omurganın içinden geçer ve beyinden vücuda giden sinirleri taşır. Omurga yaralanmasında omurilik zarar görürse, yaralanma bölgesinin altında his kaybı ve felç görülebilir.
Bu nedenle trafik kazalarında, özellikle baş ve boyun darbelerinde omurga yaralanması varmış gibi davranılır; yaralı gereksiz yere hareket ettirilmez ve baş-boyun-gövde ekseni korunur.
Akılda kalsın: Omurga kırıksa kıpırdatma.
Sedye, yaralının vücut ekseni korunarak, sarsılmadan ve güvenli biçimde taşınmasını sağlar. Bu nedenle yaralı taşınacaksa sedye kullanımı her zaman ilk tercih olmalıdır.
Sedye bulunmadığında battaniye, kapı, tahta gibi düz ve sağlam malzemelerden sedye hazırlanabilir. Tek kişiyle yapılan taşıma yöntemleri ancak acil ve zorunlu durumlarda kullanılır.
Akılda kalsın: Mümkünse sedye, değilse sedye benzeri.
Dış kanamada kanamayı yavaşlatmak için kanayan bölgeyi besleyen atardamar kemiğe doğru bastırılır; buna bası noktası uygulaması denir. Baş ve yüz bölgesini besleyen ana atardamar, boynun yan tarafındaki şah damarıdır. Bu nedenle baş ve yüzdeki ağır kanamalarda bası, boyunda soluk borusunun yan tarafından şah damarına uygulanır.
Şah damarına bası yapılırken bası yalnızca tek taraftan yapılır; iki taraflı bası beyne giden kanı keser. Soluk borusuna bastırılmamalıdır. İlk yardımda öncelik her zaman kanayan yere doğrudan baskı uygulamaktır; bası noktası, doğrudan baskı yetmediğinde başvurulan yöntemdir.
Akılda kalsın: Baş-yüz → şah damarı, kol → koltuk altı, bacak → kasık.
İlk yardımın ilk adımı olay yerinin güvenliğini değerlendirmektir. Kaza yapan araçta yangın, patlama, devrilme ya da kayma tehlikesi varsa hem yaralı hem ilk yardımcı ciddi risk altındadır.
Yaralılar araçtan, kural olarak, ancak yangın veya devrilme gibi yaşamı tehdit eden bir tehlike varsa hızla çıkarılır. Tehlike yoksa omurga yaralanması ihtimaline karşı gereksiz hareket ettirilmez ve sağlık ekibi beklenir.
Akılda kalsın: Kendini koru, sonra kurtar.
Birinci derece yanık yalnızca derinin en üst tabakasını (epidermis) etkiler. Kızarıklık, hafif şişlik ve ağrı görülür; su toplama olmaz.
Güneş yanığı tipik bir birinci derece yanıktır ve genellikle birkaç gün içinde iz bırakmadan iyileşir.
Akılda kalsın: Yanık önce soğutulur.
Omurga kırığında en büyük tehlike, kırık kemik parçalarının omuriliğe zarar vererek kalıcı felce yol açmasıdır. Yaralıyı oturtmak ya da dik pozisyona getirmek omurgayı büker ve omuriliğe baskı yapabilir; bu nedenle kesinlikle yapılmaz.
Omurga yaralısı mümkünse hiç hareket ettirilmez. Zorunlu hâllerde baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan, birden fazla kişiyle ve sert bir zemin üzerinde taşınır.
Akılda kalsın: Baş-boyun-gövde tek parça.
Kaburgalar göğüs kafesini oluşturur ve akciğerleri çevreler. Kırılan bir kaburganın sivri ucu akciğer zarına veya akciğere batabilir; bu durum nefes darlığına, akciğere hava kaçmasına ve iç kanamaya yol açabilir.
Kaburga kırığı olan bilinci açık kazazede yarı oturur pozisyonda tutulur, göğsü sıkıca sarılmaz ve solunumu sürekli izlenir.
Akılda kalsın: Kaburga kırılırsa nefes izlenir.
İlk yardım çantasının amacı, kanama kontrolü, yara örtme ve sabitleme gibi temel müdahaleleri yapabilmektir. Bu müdahalelerin en temel malzemesi steril gazlı bezdir; yaranın üzeri kapatılır, kanayan bölgeye bastırılır ve mikrop bulaşması azaltılır.
İlk yardımcı tanı koymaz ve ilaç vermez. Bu yüzden ağrı kesici gibi ilaçlar çantanın zorunlu içeriği değildir; kâğıt mendil ise steril olmadığı için yaraya temas ettirilmemelidir.
Akılda kalsın: Yaraya steril bez, yaralıya ilaç yok.
Bacağı besleyen ana atardamar (uyluk atardamarı), kasığın iç kısmında yüzeye yakın ve kemiğe dayalı olarak geçer. Doğrudan baskıyla durdurulamayan bacak kanamalarında bu noktaya avuç içiyle bastırılarak kan akışı azaltılabilir.
Basınç noktasına baskı, doğrudan baskıyla birlikte veya doğrudan baskının yetersiz kaldığı durumlarda uygulanır. Kol kanamalarında ise koltuk altı ile dirsek arasındaki iç bölge kullanılır.
Akılda kalsın: Bacak kanarsa kasığa bas.
Yanıklar derinliğine göre birinci, ikinci ve üçüncü derece olarak sınıflandırılır. Birinci derecede yalnızca deri üst tabakası etkilenir; üçüncü derecede ise derinin tüm katları ve alttaki dokular zarar görür.
Yanığın ağırlığını belirleyen diğer temel ölçüt yanık yüzeyinin genişliğidir. Küçük ama derin bir yanık da, yüzeysel ama geniş bir yanık da hayati tehlike oluşturabilir; bu yüzden ikisi birlikte değerlendirilir.
Akılda kalsın: Alan artı derinlik eşittir ağırlık.
Kanayan bölgenin kalp seviyesinden yukarıda tutulması, yerçekiminin etkisiyle o bölgeye giden kan basıncını azaltır ve kanamanın yavaşlamasına yardımcı olur.
Bu uygulama tek başına değil, kanayan yere doğrudan baskı ile birlikte yapılır. Kırık şüphesi olan uzuv ise kaldırılmadan önce dikkatle değerlendirilmelidir.
Akılda kalsın: Bastır ve kaldır.
Sıcak ortamda vücut, ısısını düşürmek için terler. Terleme fazla olduğunda vücut su ve tuz (elektrolit) kaybeder; bu kayıp halsizlik, baş dönmesi, kas krampları ve bulantıya yol açar.
İlk yardımda kişi serin ve gölge bir yere alınır, sıkı giysileri gevşetilir, bilinci açıksa ve kusmuyorsa yavaş yavaş su ya da tuzlu sıvı içirilir. Bilinç bulanıklığı varsa 112 aranır.
Akılda kalsın: Ter giderse tuz da gider.
Sürükleme yöntemleri, kazazedeyi kaldırıp taşımanın zor olduğu durumlarda kullanılır: çok kilolu ve iri yapılı kişiler ile dar, basık ve geçişi zor yerlerden çıkarma bunların başında gelir. Bu nedenle iki ifade de doğrudur.
Sürüklerken baş-boyun-gövde ekseni korunur ve kazazede vücut ekseni doğrultusunda çekilir.
Yanığın ciddiyeti, vücutta etkilenen yüzeyin genişliği ve hasarın deride ne kadar derine ulaştığı ile değerlendirilir. Derinliğe göre yanıklar birinci, ikinci ve üçüncü derece olarak sınıflandırılır.
Birinci derece yanıkta derinin üst tabakasında kızarıklık ve ağrı vardır; ikinci derecede su toplama (bül) görülür; üçüncü derecede ise tüm deri katmanları ve alttaki dokular etkilenir. Geniş yüzeyli yanıklar, derinliği az olsa bile ciddi sıvı kaybına yol açabilir.
Akılda kalsın: Yanıkta ölçü: ne kadar geniş, ne kadar derin.
Sindirim yolu zehirlenmelerinde kusturma rutin bir ilk yardım uygulaması değildir. Özellikle besin zehirlenmesinde aradan zaman geçmişse madde mideden ilerlemiş olacağından kusturmak yarar sağlamaz ve yanlış bir uygulamadır.
Bilinci kapalı kişiler ile kostik (yakıcı) madde veya petrol ürünü içenler kesinlikle kusturulmaz. Zehrin kaynağı belirlenmeye çalışılır, ambalajı saklanır ve 112 aranır; danışmak için Ulusal Zehir Danışma Merkezi (114) de aranabilir.
Akılda kalsın: Zehirlenmede kusturma refleksle yapılmaz.
Kaburga kırığında yaralı her nefeste ağrı hisseder ve göğsünü genişletmekte zorlanır. Oturur veya yarı oturur pozisyon, diyaframın rahat hareket etmesini sağlayarak nefes almayı kolaylaştırır. Bu nedenle bilinci açık yaralı bu pozisyonda taşınır.
İlk yardımda göğüs sıkıca sarılmaz; sıkı sargı solunumu kısıtlar. Yaralıya kırık tarafı destekleyecek şekilde kolunu göğsüne yaslaması söylenebilir. Nefes darlığı, morarma veya ağızdan köpüklü kan gelmesi akciğer hasarını düşündürür ve acil durumdur.
Akılda kalsın: Göğüs yaralıysa otur, rahat nefes al.
Burkulma, eklemin normal hareket sınırını aşan ani bir zorlanmayla eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılıp yeniden yerine gelmesidir. Bu sırada eklemi bir arada tutan bağlar gerilir veya zedelenir.
Burkulmada ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı görülür. İlk yardımda eklem hareketsiz bırakılır, soğuk uygulama yapılır, bölge yukarı kaldırılır ve gerekirse sargıyla desteklenir.
Akılda kalsın: Burkulma geçer, çıkık kalır.
Türkiye'de acil sağlık yardımı için 112 aranır. Günümüzde 112 Acil Çağrı Merkezleri ile polis, jandarma, itfaiye ve diğer acil hatlar da tek numarada birleştirilmiştir; ancak sınavda acil sağlık hizmetinin numarası olarak 112 sorulur.
112 arandığında sakin olunmalı; olay yerinin açık adresi, ne olduğu, yaralı sayısı ve yaralıların durumu net olarak bildirilmeli, görevli telefonu kapatmadan kapatılmamalıdır.
Akılda kalsın: Bir bir iki, yardım geliyor.
Köprücük kemiği, göğüs kemiği ile kürek kemiğini birleştirir ve omuz ekleminin bir parçasıdır. Kırıldığında kolun ve omzun her hareketi ağrıya yol açar. Bu nedenle omuz bölgesi hareketsiz hâle getirilir.
Uygulamada, kırık tarafın kolu üçgen sargıyla bir kol askısına alınır ve gerekirse kol gövdeye sabitlenir. Böylece omuz hareket etmez, kırık uçlar yer değiştirmez.
Akılda kalsın: Köprücük kırılırsa omuz dinlenir.
Akciğerler hava ile dolu organlardır. Akciğer yaralandığında kan hava ile karışır; bu nedenle öksürükle gelen kan açık kırmızı veya pembe renkte ve köpüklüdür. Bu belirti, sınavda akciğer yaralanmasının tipik işareti olarak sorulur.
Göğüs yaralanması olan kişide nefes darlığı ve hızlı, yüzeysel solunum da görülebilir. Bilinci yerinde olan yaralı, rahat nefes alabileceği yarı oturur pozisyonda tutulur ve hemen 112 aranır.
Akılda kalsın: Köpük varsa hava var, hava varsa akciğer.
Holger-Nielsen yöntemi, kazazede yüzüstü yatarken uygulanan eski bir suni solunum yöntemidir ve ehliyet sınavında hâlâ sorulur. İki aşamadan oluşur: İlk yardımcı kazazedenin sırtına (kürek kemiklerinin altına) bastırdığında göğüs kafesi sıkışır ve akciğerlerdeki hava dışarı atılır; bu, nefes vermeyi sağlar. Ardından kazazedenin dirseklerinden tutup kaldırdığında göğüs kafesi genişler ve akciğerlere hava dolar; bu da nefes almayı sağlar.
Günümüz ilk yardım uygulamasında bilinci kapalı ve normal nefes almayan yetişkine temel yaşam desteği (kalp masajı ve ağızdan ağıza solunum) uygulanır. Holger-Nielsen yöntemini sınav bilgisi olarak öğrenmeniz yeterlidir.
Akılda kalsın: Bastır-ver, kaldır-al.
Sürücü adaylarının sağlık durumları, güvenli araç kullanıp kullanamayacaklarını belirlemek için değerlendirilir. İşitme yetersizliği olan bir aday, işitme cihazı kullanarak belirli bir duyma yeterliliğine ulaşabiliyorsa sürücü belgesi alabilir.
Bu durumda sürücünün araç kullanırken işitme cihazını takması gerekir. Korna, siren ve diğer uyarı seslerini duyabilmek trafikte güvenlik açısından önemlidir.
Akılda kalsın: Cihazla duyuyorsan direksiyona geçebilirsin.
Yanlışlarınız kaybolmasın. Ücretsiz hesap açarsanız çözdüğünüz sorular kaydedilir ve en çok zorlandığınız dersi panelinizde görürsünüz.
Ücretsiz hesap aç Premium nedir?İlk yardım soruları e-Sınavda nasıl gelir?
MEB e-Sınavındaki 50 sorunun 12'si ilk yardım dersinden gelir. Bu, toplam puanın yaklaşık dörtte biri demektir; trafik dersinden sonra en çok puan getiren bölüm ilk yardımdır. Sorular ezber gerektiren sayılar (kalp masajında bası derinliği ve oranı gibi) ile "olay yerinde önce ne yapılır?" türünden sıralama sorularından oluşur.
En sık sorulan başlıklar
- Temel yaşam desteği: Bilinç ve solunum kontrolü, 30 göğüs basısı ve 2 solunum, yetişkin, çocuk ve bebekte farklılıklar.
- Hayat kurtarma zinciri ve olay yeri: Koruma, bildirme, kurtarma sırası; 112'ye verilecek bilgiler.
- Kanamalar ve şok: Bası noktaları, turnike uygulaması, şok pozisyonu.
- Kırık, çıkık ve burkulmalar: Tespit kuralları, omurga yaralanmasında yaralının hareket ettirilmemesi.
- Yanıklar, zehirlenmeler ve sıcak çarpması: Yanık derecesine göre müdahale, yapılmaması gerekenler.
- Yaralı taşıma: Rentek manevrası, sedye ile taşıma, koma pozisyonu.
Nasıl çalışmalı?
İlk yardım sorularında en sık yapılan hata, "en hızlı" müdahaleyi "en doğru" müdahale sanmaktır. Sınav çoğu zaman önce güvenliğin sağlanmasını, sonra bilinç kontrolünü, ardından yardım çağırmayı ister. Yanlış yaptığınız her sorunun açıklamasını okuyun ve aynı konudaki dersi tekrar edin. Konu anlatımları için ilk yardım dersleri, tek tek soru incelemek için ilk yardım soruları sayfasını kullanabilirsiniz.
Bu testler nasıl hazırlandı?
İlk Yardım testlerindeki sorular yalnızca bu dersten seçilir ve her soru yalnızca bir testte yer alır; böylece testleri sırayla çözdüğünüzde dersin tüm soru havuzunu tekrar etmiş olursunuz. Her soruda doğru cevabın yanında neden doğru olduğunu anlatan açıklama bulunur. Tüm dersleri karışık ve gerçek e-Sınav formatında (50 soru, 45 dakika) denemek için ehliyet sınav soruları sayfasındaki genel testlere geçebilirsiniz.